Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Göl
– Küçük deniz
– Durgun su örtüsü
– Su birikintisi
Cümle içinde kullanımı: “Buhayre kenarında geçen akşamlarımızı ve son ağlamaklı görüşmemizi unutamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Göl
– Küçük deniz
– Durgun su örtüsü
– Su birikintisi
Cümle içinde kullanımı: “Buhayre kenarında geçen akşamlarımızı ve son ağlamaklı görüşmemizi unutamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Buharla ilgili
– Buhara kenti
– Buharalı
– İmam Buhârî
Cümle içinde kullanımı: “Buhârî’den tanıdığım bir dost bize yardım eli uzatacak bu müşkülü de böylelikle atlatmış olacağız. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi buhârat, ebhıre
– Isı etkisiyle sıvıların gaz durumuna dönüşmesi
– Sıvıların gaz hali
– Buğu
Cümle içinde kullanımı: “Buhâr tutmuş bir gökyüzünden bahsediyorsun benim ıslanmayan ellerimi tutarken!”
Kelime Kökeni: Arapça-buhl çoğul biçimi
– Cimriler
– Pintiler
– Tamahkarlar
– Açgözlüler
– Eli sıkılar
Cümle içinde kullanımı: “Sevgide ve aşkta buhalâ olana gönül verirsen hep aç gezersin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çakırdoğan
– Puhu
– Baykuş
– Zeker
– Erkek baykuş
– Tuğrul
Cümle içinde kullanımı: “Göklerin sahiplerinden bir diğeri de Bûh’tur, adı pek bilinmez lakin o da yırtıcıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-buğz, çoğul biçimi ebgâz
– Gizli kin
– Geriden geriye nefret etme
– Kin besleme
– Nefret duyma
– Öç alma duygusu sürdürmek
Cümle içinde kullanımı: “Senle ben yüzyılımıza yakışır bir buğuz besliyoruz o sebeptendir ki ölüm bile bu hasletimizi bitiremez.”
Kelime Kökeni: Türkçe-buğu+Farsça-hâne
– Koza böceklerini boğmaya yarayan fırın
– İpekböceklerini boğmada kullanılan fırın
Cümle içinde kullanımı: “Buğuhâne tarzı bir yerde çalıştığını söylüyordu yanlış hatırlamıyorsam.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedr çoğul biçimi
– Cömertlikler
– Dolunaylar
– Bedirler
– Ahilik
Cümle içinde kullanımı: “Budûr yıldızların arasında bütün haşmetiyle parladığında tüm insanlık uyumuş olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Uzaklık
– Iraklık
– Mesafe
– Aralık
Cümle içinde kullanımı: “Aramızdaki bu eski bu’diyyet kapanmasın, kapanırsa yine düşerim yollarının ıssızlığına.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Budist
– Budizm dinine mensup kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bûdî meditasyonu yaparak iç huzurunu bulmaya çalışan biriydi umarım dünyanın kirinden kurtulabilmiştir.”