Kelime Kökeni: Arapça-cevelân
– Yaratan
– Yapan
– Seyrana çıkan
– Gezen
– Dolaşan
– Kılan
– Olduran
Cümle içinde kullanımı: “Şükür ki Câ’il olduğu müddetçe kula muhtaç değiliz, bizi yaratan ve gözeten odur!”
Kelime Kökeni: Arapça-cevelân
– Yaratan
– Yapan
– Seyrana çıkan
– Gezen
– Dolaşan
– Kılan
– Olduran
Cümle içinde kullanımı: “Şükür ki Câ’il olduğu müddetçe kula muhtaç değiliz, bizi yaratan ve gözeten odur!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kendini beğenen
– Kurum satan
– Çalım atan
– Mağrur
– Kibirli
– Büyüklenen
Cümle içinde kullanımı: “Cahûf yürekli burnu düşse yere almayacak biriyle daha fazla muhatap olamam efendi.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yahudi
– Aşırı inkarcı
– Musevi
– Kabul etmeme
Cümle içinde kullanımı: “Cahûdî tüccar tüm gün kasaba kendi mallarını satar sonra da iki atıyla evine dönerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-cahûd+Farsça-âne
– Yahudicesine
– Yahudi tarzında
– İnkar eden
– İnkarcı
Cümle içinde kullanımı: “Cahûdâne tavırlarıyla insanların dikkatini üstüne çekmeyi başardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Çok inatçı
– Yahudi
– Musevi
Cümle içinde kullanımı: “Cahûd-ı anûd’a biz tarafından saygı ve hürmette eksik olmaz lakin herkesin inancı kendisinedir.
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yahudi
– Cıfıt
– Aşırı inkarcı
– Muannidce
– Sözü kabul etmeyen
– Sürekli inkar eden
Cümle içinde kullanımı: “İşlenen suçların ispat edilmesiyle birlikte hala cahûd tavırlarını korumaya devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dibi derin mağara
– Dipsiz mağara
– İn
– Yer kovuğu
– Karanlık barınak
Cümle içinde kullanımı: “Dehlize benzer cahr içinde bir tutam aydınlık arar dururdum ta ki seni görene kadar, demek ki güneş de yerden doğarmış.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Atılgan
– Gözü pek
– Cesur kimse
– Yürekli kimse
– Girişken
– Atak
– Acar
Cümle içinde kullanımı: “Câhiz kimselerden biri olduğu hepimiz tarafından tescillidir. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Apaçık
– Besbelli
– Açık olarak
– Meydanda olan
Cümle içinde kullanımı: “Câhiyyen söylenmesi gereken şudur ki aşk hem acı hem de mutluluktan ötedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Câhî
– Aleni
– Aşikar
– Meydanda olan
Cümle içinde kullanımı: “Yapılanlar herkesçe câhiyye olduğuna göre konuşmak mümkünatı kalmıyor.”