Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sevişme
– Çiftleşme
– Salınarak yürüme
Cümle içinde kullanımı: “Câliş yürüyüşünden bellidir alımı çalımı, bizleri kendisine aşık eder.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sevişme
– Çiftleşme
– Salınarak yürüme
Cümle içinde kullanımı: “Câliş yürüyüşünden bellidir alımı çalımı, bizleri kendisine aşık eder.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dikkat çekici
– Dikkati cezbeden
– Dikkat çeken
– Albenisi yüksek
Cümle içinde kullanımı: “Câlib-i dikkat güzelliğiyle görenleri kör eder meftuna çevirir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüllâs çoğul biçimi
– Tahta oturan
– Cülus eden
– Tahta çıkan
– Oturan
– Hükümdar olan
– Oturuş
Cümle içinde kullanımı: “O zaht-ı şahane elbet bir gün câlis ederek bu aleme hükmedecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-celb
– Çekici
– İlgi uyandırıcı
– Cezbeden
– Cezbedici
– Cazip
– Alımlı
– Albenili
– Çalımlı
Cümle içinde kullanımı: “Köyün en câlib güzeli sizin kızınızdır umarım hayırlı bir evlilik yaparak yüzünüzü güldürür.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Uydurma
– Sahte
– Gerçek olmayan
– Yapma
– Düzmece
– Yalancı
– Mürettep
– Palavra
Cümle içinde kullanımı: “Ca’lî isnatlarla bizleri kandıramaz doğru yoldan ayıramazsınız!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Ahlaksız
– İffetsiz
– Ebleh
– Bön
– Nurlandıran
– Parlatan
– Temizleyen
– Hayasız
Cümle içinde kullanımı: “Câli bir kadından çocuk sahibi olduğunu söylüyorlar dedikodular almış başını gitmiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bahşiş
– Armağan
– Nesne
– Azık
– Yolda yiyecek içecek
– Hediye
– Ödül
– Mükafat
Cümle içinde kullanımı: “Mest edici şiirlerinizin karşılığı olarak câ’ize olarak kabul ederseniz çok sevinirim.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kabil
– Mübah
– Sakınca olmayan
– İşlenmesinde sakınca olmayan
– Mümkün
– Olabilir
– Olası
– Muhtemel
Cümle içinde kullanımı: “Câ’iz olan çocuklarımıza iyiliği ve güzelliği tanıtmaktır, doğru yola sevk etmektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cevr
– Cevreden
– Acı çektiren
– İnciten
– Kıran
– Üzen
– Engel
Cümle içinde kullanımı: “Câ’ir bir sevdaya düştüğümden beridir yüzüm gülmez, kanım kaynamaz oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Hayalde dolaşan
– Hayalde beliren an
Cümle içinde kullanımı: “Câ’ile gördüğüm sensin ey gözleri efsunlu dilber, yaralarımın tuzusun.”