Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çamaşırcı
– Çamaşır yıkayan kimse
– Ücret karşılığı başkalarının giysilerini yıkayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Câme-şûr mesleğini yapıp zenginlerin kirlilerini beyazlatıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çamaşırcı
– Çamaşır yıkayan kimse
– Ücret karşılığı başkalarının giysilerini yıkayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Câme-şûr mesleğini yapıp zenginlerin kirlilerini beyazlatıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elbise dolabı
– Giysi asılan mobilya
– Elbiselik
– Giysilik
Cümle içinde kullanımı: “Câme-hâne de bulunan eski püskü kıyafetleri nasıl değerlendireceğimizi buldum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yatak
– Yatak odası
– Döşek
– Şilte
Cümle içinde kullanımı: “Câme-hâba serilirken çıkmaz sokakların dönemindeki bakışları karanlığı kovalıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elbiselik
– Uşak
– Hizmetçi maaşı
– Erkek hizmetçi
Cümle içinde kullanımı: “Câmegî alan görevliler bu ay sorun çıkarmadan çalışır umarım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Vestiyer
– Elbiselik
– Giysilik
– Elbiselerin muhafaza edildiği yer
– Askılık
Cümle içinde kullanımı: “Câme-dâr içerisindeki muntazam dizili kıyafetlerden sarı renkli olanı eline aldı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dolap
– Elbiselik
– Eşya koyulan kapaklı mobilya
– Giysilik
Cümle içinde kullanımı: “Nostaljik bir değere sahip olan antika câme-dân yüksek bir fiyata alıcı bulabildi.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kefen
– Yakasız mintan
– Yakasız gömlek
– Gömülmeden önce ölüyü sardıkları beyaz renkteki kumaş
Cümle içinde kullanımı: “İstersen dünya kadar büyük bir kibre sahip ol, sonunda seni saracak tek şey câme-i fenâ olacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Üste giyilen gömlek
– Gömlek tarzı bir tür giysi
– Libas
– Giysi
Cümle içinde kullanımı: “Üstüne giydiği mor câme öyle parlak öyle göz alıcı duruyordu ki hepimiz bir an için ona baktık.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cambazların gösteri yeri
– Cambazların oyun yeri
– Akrobatların gösterilerini sundukları yer
Cümle içinde kullanımı: “Cambaz-hâne coşkulu alkışlarla yankılanıyor, seyirci heyecan içinde gösteriyi izliyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İpek veya sırma ile işlenmiş çapraz düğmeli bir cins kısa yelek
– Kolsuz giysi
Cümle içinde kullanımı: “Câmâdân giymiş yiğidin gözlerinde kor gibi yanan ateş korkarım ki masumları yakmaz.”