Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kabus
– Kötü rüya
– Korkutan rüya
– Karabasan
Cümle içinde kullanımı: “Câsûm gördükten sonra insan bir süre gerçek hayata dönemiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kabus
– Kötü rüya
– Korkutan rüya
– Karabasan
Cümle içinde kullanımı: “Câsûm gördükten sonra insan bir süre gerçek hayata dönemiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-cesâret
– Cesaret eden
– Cesaretli
– Cesur
– Yürekli
Cümle içinde kullanımı: “Câsir, yürüdü mü yeri inleten bir aslan geliyor buraya saygıda küsur etmeyiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-câsî sözünün müennes dişil biçimi
– Kur’ân-ı Kerim’in 45. suresinin adı
– Casiye suresi
– Dehir suresi
Cümle içinde kullanımı: “Câsiyye suresini okumadan hocanın derslikten çıkmamıza müsaade edeceğini sanmıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça- câsîyye çoğul biçimi
– Egemenlikler
– Üstün gelmeler
– Hükümranlıklar
– Hakimiyetler
Cümle içinde kullanımı: “Kanlı savaşlardan câsiyyât önemli bir husustur lakin unutmayınız gök kızıla boyandığında çocuklar korkacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüsûm çoğul biçimi
– Diz çökme
– Eğilme
– Yüz üstü yatan kimse
– Eğik olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Câsim duruşundan hasta ve güçsüz olduğunu pekala görebilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Öldürme
– Gücünü kabul ettirme
– Egemen olma
– Son verme
– Bitirme
Cümle içinde kullanımı: “Güç bela bu aşkında tüm gücüne câsî edecek, hiç tanımamış gibi çıkıp gideceğim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Süpürge
– Süpürme işi için kullanılan araç gereç
Cümle içinde kullanımı: “Cârûb eline alıp etraftaki çörü çöpü toplayarak yürüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yellenme
– Osurma
– Hava yutulması sonucu meydana gelen gaz çıkarması
– Yel çıkarma
– Flotus
Cümle içinde kullanımı: “Yediği bir şeyden sebep carta çıkarıp duruyor burnumuzun direği sızladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cârî
– Geçerli olan
– Muteber
– Yürürlükte olan
Cümle içinde kullanımı: “Câriyye konulardan birini seçmekte ısrar ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cevârû
– Halayık
– Karavaş
– Para ile alınıp satılan hizmetçi kız
– Kadın köle
– Hizmetçi
Cümle içinde kullanımı: “Câriye gibi kullandığı kız aslında bu evin beslemesiydi.”