Kelime Kökeni: Arapça-callâs
– Şamdan
– Lamba
– Fener
– Ampul
Cümle içinde kullanımı: “Cellâse yanarken peşinden dönen pervaneler gibi bizlerde kanatlarımızı aşka açtık.”
Kelime Kökeni: Arapça-callâs
– Şamdan
– Lamba
– Fener
– Ampul
Cümle içinde kullanımı: “Cellâse yanarken peşinden dönen pervaneler gibi bizlerde kanatlarımızı aşka açtık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cellâdlık mesleği
– Cellatlık görevi
– Zalimlik
– Acımasızlık
– Merhametsizlik
Cümle içinde kullanımı: “Ruhumun ölümü elinden geldiği sürece kabulümdür cellâdlığım, yeter ki sen al.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cellatlık
– Cellatlık yapan kimse
– Celladın yaptığı işe karlılık ödenen ücret
Cümle içinde kullanımı: “Cellâdiyye işiyle uğraşanlar ne bu dünyada ne de öbür tarafta huzur bulabilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cellatlık
– Zalimlik eden
– Cellatların görevi
Cümle içinde kullanımı: “İnsan canı alan cellâdî ne kadar günahsızmış gibi davransa da sonu cehennem olmaz mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Azrail
– Ölüm meleği
– İnsanların canlarını almakla görevli melek
– Can alan
Cümle içinde kullanımı: “Cellâd-ı felek elbet bir gün canımızı alıp ruhumuzu serbest kılacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İdama çarptırılan hükümlülerin katli iktiza edenlerin ölüm işlemini yerine getiren görevli
– Acımasız
– Merhametsiz
– Cellat
– Katı yürekli
– Zalim
Cümle içinde kullanımı: “Bu gece boynumu sana sunacağım cellâdım ol al canımı katiyen yüksünmem sana!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
-Allah için söylenen bir söz
– Büyük
– Yüce
– Ulu
– Ulvi
– Celle
– Hücre
Cümle içinde kullanımı: “Allah için nefes alanlar cell yolu takip eder harama el sürmez.”
Kelime Kökeni: Çoğul ad
– Osmanlı döneminde deniz ve nehirlerde çalışan nakliye gemisi
– Taşıma işi yapan gemiler
Cümle içinde kullanımı: “Celiyyelerin taşıdığı tonlarca ağırlıktaki kasaların bir gece de kaybolduğunu mu söylemeye çalışıyorsun?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Can dostu
– Can arkadaş
Cümle içinde kullanımı: “Birlikteliklerini anlatmak için celîs-î enîs kelimesi yetiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-cülesâ
– Refik
– Yakın dost
– Birlikte oturan
– Sağlam olan
Cümle içinde kullanımı: “Kardeşten öte celîs uğruna beş paralık canımız feda olsun.”