Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cansız varlıklar
– Cansızlar
– Ölüler
Cümle içinde kullanımı: “Cemâdât’a bakıp feyz al bu kara toprak hepimizi alacak hiçbir şey götürmeksizin.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cansız varlıklar
– Cansızlar
– Ölüler
Cümle içinde kullanımı: “Cemâdât’a bakıp feyz al bu kara toprak hepimizi alacak hiçbir şey götürmeksizin.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Ruhsuz
– Cansız
– Cemâzî
Cümle içinde kullanımı: “Gönlümü cemâdî eyleyen gurbetin soğuk insanlarıydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cemâdât
– Cansız olan
– Ölü olan
– Ölmüş olan
– Kuruyan
– Kurumuş
Cümle içinde kullanımı: “Ruhumu cemâd eyleyen garip hüzün şehadetimin nidasıdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cem’in cem’i
– Cemden sonra gelen en üstün makam
– Çokluğun çokluk biçimi
– Hükümdarın da en üstü
Cümle içinde kullanımı: “Cem’ü’l-cem olarak nam salan molla dünyayı kendi ayaklarının altına serdiğini iddia ediyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Hükümdar
– Melik
– Şah
– Hz. Süleyman’ın diğer adı
– Büyük İskender’in takma adı
– Yığın
– Güruh
– Çokluk
– Çok olma durumu
– Toplama
– Biriktirme
– Birden fazla eşyaya sahip olma
– Yığma
– Devşirme
– Topluluk
– Ahali
– Hakan
– Mal sahibi
Cümle içinde kullanımı: “Sesimi duy ey Ya Rab, kendini dünyanın hakimi sanan Cem’lere toprağı hatırlat!”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yerini terk etme
– Yurdunu terk etme
– Gurbete çıkma
– Gurbete gitme
– Yaşadığı yeri bırakıp gitme
Cümle içinde kullanımı: “Atalarımız isteyerek bu topraklardan celvet etmemiştir, yoksulluktan kaçmışlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gizli oturum
– Gizli toplantı
– Başkalarının katılmasına izni olmayan toplantı
Cümle içinde kullanımı: “Celse-i hafiyye de konuşulan ve alınan kararlardan hiçbirimizin haberi yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Açık oturum
– Yuvarlak masa görüşmesi
– Herkesin izleyebileceği şekilde açık olarak konuların tartışıldığı toplantı
Cümle içinde kullanımı: “Bilimsel bilgiler ışığında düzenlenene celse-i aleniyye çok faydalı olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-celesât
– Toplantı
– Oturum
– Davalarının görüşüldüğü ve karara bağlandığı toplantı odası
– Seans
– Toplantı alanı
Cümle içinde kullanımı: “Celse yeniden görülecek ancak bu sefer kimin suçlu olduğu kesinleşecek diye umuyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kolları geniş elbise
– Kadın kıyafeti
Cümle içinde kullanımı: “Yaşını büyük göstersinler diye giydirdikleri cellâyi içinde kaybolan kızın günahını kim ödeyecek.”