Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Süslü yazı stili
– Kat kat olan yazı stili
Cümle içinde kullanımı: “Celî-müsennâ ile yazılmış isimlerin anlamı cennettir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Süslü yazı stili
– Kat kat olan yazı stili
Cümle içinde kullanımı: “Celî-müsennâ ile yazılmış isimlerin anlamı cennettir.”
Kelime Kökeni: Arapça-celîl sözünün müennes dişil biçimi
– Celîl
– Kadın ismi
– Çok büyük
– Ulvi
Cümle içinde kullanımı: “Celîle sabrını kapı önünde eşikte bırakırken ayaklarının altında gururunu sürüklüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Şerefi büyük
– Allah’ın sıfatlarından biri
– Şerefi büyük
– Varlığı yüce
Cümle içinde kullanımı: “Celîlü’ş-şân kitabımızda kul hakkından sakınmak yer alır, kul hakkıyla ahirete gitmeyin.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi ecille
– Ulu
– Yüce
– Büyük
– Süslü bir yazı stili
– Erkek adı
– Celadet sahibi
– Kuvvet sahibi
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden onu gören herkes celîl makamına saygı duyar önünü iliklerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Soğukluk
– Vücudun soğuması
– Bürudet
– Soğuk olma durumu
– Hararetsizlik
Cümle içinde kullanımı: “Cesedin bedeni celîdiyet kaplamışken ne zaman öldüğünü şimdi tahmin edemeyiz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hat sanatında divani yazının harekeli ve süslü biçimi
– Osmanlı devletinin üst düzey yazışmalarında kullanılan el yazı biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Celî Divânî taklit edilmesi neredeyse imkansız tek parça görünen karışık yapıdaki bir el yazısıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cesur
– Yürekli
– Bahadır
– Celadetli
– Batur
– Kahraman
– Bağatur
Cümle içinde kullanımı: “Yaman celîd bir adamında ancak senin gibi geleceği parlak bir kızı olabilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Halayık
– Cariye
– Sürekli el değiştiren kadın köle
– Karavaş
Cümle içinde kullanımı: “Bu evin hanımını görüyorsunuz değil mi eskiden Celîbe olarak girmişti bu eve ancak güzelliği ve zekasıyla bir hanımefendiye dönüştü…”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Esir
– Özgürlüğü elinden alınmış kimse
– Köle
– Alınıp satılan
– Kul
– Hizmetçi
– Abd
Cümle içinde kullanımı: “Celîb, hakkı olmayan para karşılığında satılan bir insandır ama insan satılır mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-cilâ
– Ortada
– Aşikar
– Besbelli
– Kalın ve okunaklı bir tür yazı stili
– Hatt-ı celî
– Cilalı
– Parlak
– Meydanda olan
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerin perdesi kalktığında illa ki celî olanı görecek ve anlayacaklardır.”