Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Benzerler
– Örnekler
– Hikayeler
– Kıssalar
– Benzer
– Yaşıt
– Denk
– Modeller
Cümle içinde kullanımı: “Emsâl kararlara bakıldığında durumun vahimini anlayabiliyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Benzerler
– Örnekler
– Hikayeler
– Kıssalar
– Benzer
– Yaşıt
– Denk
– Modeller
Cümle içinde kullanımı: “Emsâl kararlara bakıldığında durumun vahimini anlayabiliyoruz.”
– Buyurmak
– Emir vermek
– Hükmetmek
– Buyruk vermek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim gibiler aşkı emrederek yaşamaz, uğruna ölürcesine yaşar.”
Kelime Kökeni: Arapça-emred+Farsça-perest
– Oğlancı
– Sübyancı
– Pederasti
– Sübyoner
– Pedofili
Cümle içinde kullanımı: “Emredperest olarak adlandırılan kişilerin birer sapkın olduğu gerçeği asla değişemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Bıyığı yeni terlemiş
– Yüzü henüz tüysüz olan genç
– Ergenlik çağında olan genç
Cümle içinde kullanımı: “Aklı kavak yelleri gibi esen emred zaman geçtikçe anlayacak hayatın acısını.”
Kelime Kökeni: Ad
– Aşık
– Müptela
– Tutkun
– Vurgun
– Halk şairi
– Ak gözlü
– Halk ozanı
– Meclup
– Meftun
Cümle içinde kullanımı: “Emre her ne kadar asabi bir insan olsa da özünde yumuşacık bir kalbi vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hastalıklar
– Marazlar
– Dayanılması güç durumlar
– İlletler
Cümle içinde kullanımı: “Allah muhafaza çocuğun bir tarafında emrâz kalacak diye korkuyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Memleketin güvenlik içinde olması
– Güvenlik konularında eminlik ve asayiş
– Genel güvenlik
– Genel emniyet
Cümle içinde kullanımı: “Emniyet-i Umûmiyye sorunlarını böyle ortalık yerde tartışmayınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Vüsuk
– Eminlik
– Güvenlik
– Korkusuzluk
– Güvenme
– İtimat
– İnanma
– Güvenlik işlerinin yürütüldüğü mekan
Cümle içinde kullanımı: “Kendini emniyet içinde hissetmediğin bir ilişkide ne kadar kalabilirsin?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Amca
– Olgun kimse
– Yaşlı kimse
– Babanın erkek kardeşi
Cümle içinde kullanımı: ” Köyden gelecek olan büyük emmim ve kızları iki gece bizde kalacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mücbir
– Zorlayıcı
– Emredici
– Cebreden
– Zorlayan
– İcbar eden
Cümle içinde kullanımı: “Hayatın düzlükleri yanı sıra emmâre engebelerle de karşılaşacaksın hazır ol.”