Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dalgalar
– Denizin dalgaları
Cümle içinde kullanımı: “Mavi emvâc üzerinde sahipsiz bir sandal gibi kendini oradan oraya atıp duruyor.
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dalgalar
– Denizin dalgaları
Cümle içinde kullanımı: “Mavi emvâc üzerinde sahipsiz bir sandal gibi kendini oradan oraya atıp duruyor.
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mallar
– Metalar
– Satılacak eşyalar
– Taşınır veya taşınmaz varlıklar
Cümle içinde kullanımı: “Babadan kalma emtia sağ olsun yoksa açlıktan nefesi kokardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yağmurlar
– Rahmetler
– Baranlar
– Yağışlar
Cümle içinde kullanımı: “Gökten yağan emtâra bir bak güzelliğini içine çek.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Farklılık
– Çeşitlik
– Yücelik
– Ululuk
– Tepecikler
– Yüksek yer
Cümle içinde kullanımı: “Görmezden gelinen emt eninde sonunda karşısına dikilip duracak.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Takatsiz
– Cansız
– Beceriksiz
– Camit
– Canını yitirmiş
Cümle içinde kullanımı: “Biz emsiz olanları, namerde muhtaç olanı unutmadık onlarda bizi hatırlasın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Misaller
– Örnekler
– Cetvel ve risale
– Çekim örnekliği
Benzerler
Cümle içinde kullanımı: “Emsile göre kıyaslama yapmanı bir nebze anlayabiliyorum lakin bu tavrın tamamen yanlış.”
Kelime Kökeni: Ad
– İlaç
– Deva
– Em
Hastalığı önlemek veya iyileştirmek için kullanılan madde
Cümle içinde kullanımı: “Sen benim yarama ensem olmaz daha çok sebebim olurdun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– En çok benzeyen
– Efdal
– Daha üstün
– Müreccah
– Ziyadeler
– Tam benzer
– İmtisale şayan olan
Cümle içinde kullanımı: “Her eserin her mücevherin emseli yapılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Büyük şehirler
– Kasabalar
– Beldeler
– Memleketler
– Büyük kentler
Cümle içinde kullanımı: “Adalet ve sevgiyle yönetilemeyen emsâr içten içe yıkılmaya mahkumdur.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Eşsiz
– Benzeriz
– Örneksiz
– Eşi benzeri olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Güneşin yeni yeni doğduğu şu saniyelerde emsâlsiz güzelliğinde unuttum gençliğimi.”