Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cahiller
– Çok bilgisiz
– Çok cahil
– Hiç bilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Gözü korkmayan echeller doğrunun peşinden koşmaktan çekinirler.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cahiller
– Çok bilgisiz
– Çok cahil
– Hiç bilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Gözü korkmayan echeller doğrunun peşinden koşmaktan çekinirler.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Eşref
– Celil ve alı
– Pek büyük
– Ölüm
– Ölüm anı
– Hayatın sonu
– Ölüm anı
– Ölüm zamanı
Cümle içinde kullanımı: “Ecel kapıya dayandığında kaçmanın, saklanmanın mümkünatı yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Anlaşan
– Çakır doğan kuşu
– Anlaşmak
Cümle içinde kullanımı: “Ecdel taraflar nihayetinde bir orta yolu bulabildiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Pek cahil olanlar
– Çok cahil olan kimseler
– Bilgisiz olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ecâhile anlattıkların ancak havaya gider bir faydası dokunmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kahramanlar
– Yiğitler
– Cesurlar
– Mertler
– Alpler
Cümle içinde kullanımı: “Gözü korkmaz alnı ak ebtâl, bu savaştan hakkınız olan zaferi alacaksınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Pek cimri
– Çok cimri
– En hasis
– Tamahkar
Cümle içinde kullanımı: “En kötü huylardan biri de sevdiklerine karşı ebhal olandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Aptallar
– Alıklar
– Dervişler
– Nuraniyyet kazanan kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ebdâl, al elimi eline avuçlarımızındaki kader birbirine karışsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İri kıyım
– İri gövdeli kimse
– Vücutta kalın bir damar
– Devedeki bir damar
– İri yapalı adam
Cümle içinde kullanımı: “Görünüşüne bakan ebcel der amma velakin bir çocuk gibi aklı vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hurafeler
– Boş ve esassız şeyler
– Hakikatı olmayan şeyler
– Mantık dışı şeyler
– Asılsız
– Batıl
Cümle içinde kullanımı: “Eski insanların kafalarını dolduran ebâtil inançlardan hep korkmuşumdur.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dağ kırlangıcı
– Çoban aldatan
– Bölükler
– Sürü sürü öbekler
– Keçisağan
– Sağangiller familyasına ait bir kuş türü
Cümle içinde kullanımı: “Ben bir ebâbil kuşuydum gökyüzünde, senden kaçar yine sana sığınırdım.”