Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tellal
– Çarşı ve pazar yerlerinde yüksek sesle duyuru yapan kimse
– İlan edici
– Yüksek sesle bildiren
Cümle içinde kullanımı: “Başımızda dellâl gibi bağırmadan konuşamaz mısın?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tellal
– Çarşı ve pazar yerlerinde yüksek sesle duyuru yapan kimse
– İlan edici
– Yüksek sesle bildiren
Cümle içinde kullanımı: “Başımızda dellâl gibi bağırmadan konuşamaz mısın?”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi, delâ’il, edille
– Rehber
– Kılavuz
– Yol gösterici
– Delalet eden şey
– Bir dava da ispata yarayan şey
– Rumeli’de oluşturulan hafif süvari sınıfı
– Emare
– İz
Cümle içinde kullanımı: “Hakkımda aradığın delîller beni sana anlatmaz, bir insan ancak yaşanırsa tanınır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cilve
– Naz
– İşve
– Göze hoş görünen durum
– Eda
– Şımarıklık
Cümle içinde kullanımı: “Gönlümün yarısını delâl bir güzele kaptırdım hakkımda hayırlısı bundan sonra.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Deliller
– İspat olunan vasıtalar
– Bürhanlar
– Emareler
– Kanıtlar
Cümle içinde kullanımı: “Onu benden iten, beni ondan ayrı koyacak onca delâ’il var ki.”
Kelime Kökeni: Edat
– Olumsuz anlamı veren kelime
– İsim cümlesinde yükleme veya başka ögelere olumsuz anlan veren edat
Cümle içinde kullanımı: “Bir başkasından değil senden beklemiştim sevginin yüceliğini.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kıyamette ortaya çıkacağı varsayılan Hz. İsa tarafından öldürüleceğine inanılan yalancı Mesih
– Dedikoducu
– Yalancı kimse
– Hakkı batıl
Cümle içinde kullanımı: “Deccâl gibi başıma dikilmene gerek yok geç otur şöyle.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İki tarafı deri le kaplanmış, çomakla vurularak çalınan ve çok yüksek ses çıkaran alet
– Bateri
– Tokmak ve değnekle çalınan çalgı
Cümle içinde kullanımı: “Düğün dernek olmadan, davullar çalmadan biz gelini evden çıkarmayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Atasözü
– Atalar sözü
– Öğüt verici nitelikte sözler
Cümle içinde kullanımı: “Darb-ı meseller örnek vererek olayın özünü anlatmaya çalışıyor.”