– Delikli
– Delik peyda etmek
– Delme işi
– Delik oluşturmak
Cümle içinde kullanımı: “Delinmek suretiyle dışarıya bolca su akıtmaya başladı”
– Delikli
– Delik peyda etmek
– Delme işi
– Delik oluşturmak
Cümle içinde kullanımı: “Delinmek suretiyle dışarıya bolca su akıtmaya başladı”
Kelime Kökeni: Ad
– Cünun
– Deli adamın hali
– Deli adamın sıfatı
– Gayrıma’kul söz veya hareket
– Aklını yitirme
– Cinnet
Cümle içinde kullanımı: “Kendimi sokaklara atıp delilik rolüne bürünmeme çok az kaldı.”
– Şahitlik yapmak
– Yol göstermek
– Rehberlik etmek
– Kılavuzluk etmek
– Belirtmek
– İma etmek
Cümle içinde kullanımı: “Gördüğün rüyanın hayra delâlet ettiğini söyleyemem.”
Kelime Kökeni: Ad
– Değin
– Dahi
– Nevi
– Türlü
– Kadar
– Deneme
– Tecrübe
– Sağlam
– Güçlü
– Sınama
– Dilencilik
– Güçlü
– Sağlam
– Hile
– Oyun
– Düzen
Cümle içinde kullanımı: “Yeni yaşına girene dek burada sizin gözetiminizde kalsın istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dehşetli
– Korkunç
– Ürpertici
– Ürkütücü
Cümle içinde kullanımı: “İçerisinde garip ve esrarengiz olaylar içeren eserlerin konusu mutlaka dehşet-nâktır.”
– İletmek
– Ulaştırmak
– Götürmek
– Nakletmek
– Geçirmek
Cümle içinde kullanımı: “Elden ele değüren mektup sonunda sahibine vardı bile.”
– Değişmek
– Değiştirmek
– Tahavvül etmek
– Mübadele etmek
Cümle içinde kullanımı: “Din değşirmek suç sayılmadığı gibi kişinin üzerinde baskı kurulacak bir konu da değildir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yürürken dayanacak ince sopa
– Asa
– Baston
– Çomak
– Kötek
– Uzun sopa
Cümle içinde kullanımı: “Uzun eğri bir değnekten kendine baston yapmış ağır adımlarla yürümeye devam ediyordu.”
– Dokunmak
– Ulaşmak
– Varmak
– Rast gelmek
– Çarpmak
– Temas etmek
– Erişmek
– Karşılık olmak
Cümle içinde kullanımı: “Birbirimize değmeden hareket etmemiz imkansızdı.”
– Götürmek
– Dokundurmak
– Ulaştırmak
– Eriştirmek
– Yetiştirmek
– Değdirmek
– Duyurmak
– Bildirmek
Cümle içinde kullanımı: “Çocuğa nazar değirmek istemiyorsan bir maşallah de önce.”