Kelime Kökeni: Ad
– Doğurma sanatını becerebilen kadın
– Tabip
– Ebe kadın
– Nine
– Baba
– Ata
– Doğumu yaptıran kadın
Cümle içinde kullanımı: “Doğum gece başlayınca diğer köyden ebeyi çağırmaya gittiler.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğurma sanatını becerebilen kadın
– Tabip
– Ebe kadın
– Nine
– Baba
– Ata
– Doğumu yaptıran kadın
Cümle içinde kullanımı: “Doğum gece başlayınca diğer köyden ebeyi çağırmaya gittiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bedenler
– Vücutlar
– Uygun
– Kabile
– Boy
– Yaraşır
– Kavim
– Aşiret
Cümle içinde kullanımı: “Ebdân şahidim olsun ki zulüm eden merhamet göremeyecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Aptallık
– Ahmaklık
– Dervişlik
– Alperenlik
– Akılsızlık
Cümle içinde kullanımı: “Kalemi ebdâlı birine ver, alim mi zalim mi görelim.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Aptallar
– Alıklar
– Dervişler
– Nuraniyyet kazanan kimseler
Cümle içinde kullanımı: “Ebdâl, al elimi eline avuçlarımızındaki kader birbirine karışsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En tuhaf olan
– En çarpıcı olan
– Dikkat çeken
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki ebda ışıltı onulmaz rüyalar görmeme sebebiyet veriyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İri kıyım
– İri gövdeli kimse
– Vücutta kalın bir damar
– Devedeki bir damar
– İri yapalı adam
Cümle içinde kullanımı: “Görünüşüne bakan ebcel der amma velakin bir çocuk gibi aklı vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cümle
– Allah uzun ömür versin
– Allah daim etsin
– Allah ebedi etsin
Cümle içinde kullanımı: “Yavrum sizleri böyle görünce nasıl mutlu oldum anlatamam, nazara gelmeyin ebbedallah!”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabalık
– Topluluk
– Bir yük odun
– Yüklük odun
Cümle içinde kullanımı: “Ebbâle karşısında kendini ifade edemezsen kimse seni kaale almaz.”
– Herhangi bir konunun üzerine çok düşülürse ve titiz davranılırsa, olumsuz şeyler yaşamak mümkündür anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Kardeşime bu kadar titiz davranmamasını söyledim çünkü esirgenen göze çöp batar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Hurafeler
– Boş ve esassız şeyler
– Hakikatı olmayan şeyler
– Mantık dışı şeyler
– Asılsız
– Batıl
Cümle içinde kullanımı: “Eski insanların kafalarını dolduran ebâtil inançlardan hep korkmuşumdur.”