Kelime Kökeni: Arapça
– Düşmanlık eden kimse
– Kin güden kişi
Cümle içinde kullanımı: “Tüm kardeşler tarla davasına birbirine husumetkar oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Düşmanlık eden kimse
– Kin güden kişi
Cümle içinde kullanımı: “Tüm kardeşler tarla davasına birbirine husumetkar oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Vücutta nohut büyüklüğünde çıkan çıban
– Deride oluşan siğil, çıban
Cümle içinde oluşumu: “Yüzünde çıkan adesiyye yüzünden dışarı çıkmak istemiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyuşmama durumu
Cümle içinde kullanımı: “Aynı kandan da olsak kafalarımız adem-i imtizacı denk getiremedi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumurta benzeri sayılan şeyler
– Sayıyla alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Sıraya koymak, adediyyat etmek istesem de bunca derdi kederi yüklenemiyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Cömert olma durumu
– Yardımseverlik
– Eli açık olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Derviş ve evliyalar eryahiyyet sahibi kimselerdir. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıkık dökük yer, harap olmuş, viran
– Rubai vezinlerinden biri
Cümle içinde kullanımı: Eski, ahreb olmuş evler restore edilerek geçmişin izleri korunmaya devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarayın selamlık bölümü
– Padişahın kaldığı dairesi
Cümle içinde kullanımı: “Mabeyn-i hümayun, Osmanlı sarayında devlet işlerinin görüşüldüğü daireydi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Boş sözler
– Boş işler
Cümle içinde kullanımı: “Lafügüzaf, lağviyyat sözlerle şikayet etme, faydası yoktur. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Harabat suyu, meyhane tarzı eğlence yerlerinin içeceği
– Şarap
Cümle içinde kullanımı: “Billur gözleri, ab-ı harabat sözleriyle vurur kalbimi. Böyle bir aşk görülmüş müdür cihanda?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dünyayı kaplayan, bütün dünya tarafından alakadar olan, dünya tarafından tanınan
– Evrensel, üniversal, evrenle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Dillerden ziyade müzik ve kitaplar alemşümul eserlerdir, notalar ve kelimeler insanların aklını hep meşgul eder.”