Kelime Kökeni: Arapça
– Sakıncalı durum, bela, felaket, sıkıntı, yıkım
Cümle içinde kullanımı: “Tüm dertlerden, fâdıhalardan Allah hepimizi korusun, yolumuzu aydınlatsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakıncalı durum, bela, felaket, sıkıntı, yıkım
Cümle içinde kullanımı: “Tüm dertlerden, fâdıhalardan Allah hepimizi korusun, yolumuzu aydınlatsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel organ, tenasül organı, cinsiyeti belirleyen organ
Cümle içinde kullanımı: “İnsan anatomisinde ezlag cinsiyeti belirleyen unsurdur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ay ile güneş, güneş ve ay
– Ezheran
Cümle içinde kullanımı: “Biz iki aşık, tıpkı gökyüzünde ayrı aşıklar ezhereyn gibiydik. Gecemizde gündüzümüzde ayrılığın esiriydi. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alaimisema, alkım
Cümle içinde kullanımı: Atalarımız ezfendak altından geçenlerin cinsiyet değiştireceğine inanırdı, hatta Müjde Ar’ın bu hususta oynadığı bir film bile var.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hristiyan papazı, rahip, keşiş, karabaş
Cümle içinde kullanımı: “Evliliğe tövbe ederek kendilerini İsa’ya adayan eybeller manastırda tüm ömürlerini geçirirler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eller
– Lütuflar, nimetler, nedenler, sebepler
Cümle içinde kullanımı: “Dudaklarım kilitli, suskunluğumun gafleti yanlış eyâdîler üstüne kurulu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kolçak, kolluk pazubent
– Hesap kitap, oranlama
– Müshil, söktürücü, laksatif
Cümle içinde kullanımı: “Günlerdir tuvalete gidemediğini söyleyince hekimde eyâre tavsiyesinde bulunmuş.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Erkek hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Sığırların içerisindeki en büyük ve eyâyîl olanları kısırlaştırmak zamanı geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşların yumurtalarını bıraktığı kuluçkaya yattığı yer, kuş yuvaları
Cümle içinde kullanımı: “Dut ağaçlarına yapılmış evkâr da kırlangıç yumurtaları duruyor, yaz bitmeden hepsi uçar gider. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Eşit, müsavi, birbirine denk
Cümle içinde kullanımı: “Dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar dengâdeng, değerlidir benim gözümde. “