Kelime Kökeni: Arapça
– Bir konu yada şey hakkında edinilmiş bilgi ve tecrübe, deneyim
Cümle içinde kullanımı: “Hayat boyunca azmederek göstereceğin sabır sonunda uzmalaşak, hıbret sahibi birine dönüşeceksin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir konu yada şey hakkında edinilmiş bilgi ve tecrübe, deneyim
Cümle içinde kullanımı: “Hayat boyunca azmederek göstereceğin sabır sonunda uzmalaşak, hıbret sahibi birine dönüşeceksin. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İçki arkadaşı, kaseleri bir olan, kadeh arkadaşı, çanak arkadaşı
Cümle içinde kullanımı: “Ne yer ne içer bilmem, meyhaneden ahbaplık yaptığım hem-kâse olduğum bir zattır sadece.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uygun, denk, mütenasip, nitelik yönünden eşit
Cümle içinde kullanımı: “Korkudan uyanıp özlemle bir olan hem-âheng hislerin tesiriyle titriyordum. “
Kelime Kökeni: Farsça-heft+ahter
– Yedi seyyare, yedi gezegen, yedi planet
(Utarit, Zühre, Merih, Müşteri, Zuhal, Güneş, Ay)
Cümle içinde kullanımı: “Astronomiyle ilgilenen ulemalar mektepte heft-ahter ile ilgili araştırmalar yaparlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çadır, otağ, oba, çerge
– Osmanlı Türklerinin yaşadıkları ilk evi, sarayı
Cümle içinde kullanımı: “Moğolistan dağlarının eteğinde hayamât da yaşayan Duka Türkleri en eski Türkler olarak keşfedilmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Canlılık, hareketlilik, neşelilik
Cümle içinde kullanımı: “Aile dostum geçirdiği buhran sonrasında gördüğü tedavi sayesinde hayâtiyyesine kavuştu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gebe kadınlar, hamileler, yüklü kadınlar
Cümle içinde kullanımı: “Son günlerine yaklaşan iyice ağırlaşan havâmilleri tarlada çalıştırmayı yasaklayıp istirahate yollayınız. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Etki, tesir, kuvvet, izlenim
Cümle içinde kullanımı: “Mevlana’nın en değerli eserlerinden biri olan Mesnevisi üstümde bir hâssıyyet gölgesi oluşturmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça-hasm sözcüğünün tesniye biçimi
– Davalı olan iki taraf, davalı taraflar, iki hasım
Cümle içinde kullanımı: “Her münakaşa da Kadı’nın kapısını çalan hasmeynler, bir çift öküz uğruna kanlı bıçaklı yıllardır. “
Kelime Kökeni: Arapça-hâss
– Saray ile padişahın korumalığını ve hükümetin muhafazasını üstlenen merkezi üssü İstanbul’da bulunan birinci ordu
Cümle içinde kullanımı: “Bir çok medeniyette özel olarak yetiştirilen Hassa ordusu bulunmaktaydı örnek vermek istenirse Gazneliler, Moğollar, Eyyubiler ve Selçuklular verilebilir. “