Kelime Kökeni: Arapça
– Değişmez, değişmesi mümkün olmaz, değişikliğe uğramayan, bozulmaz
Cümle içinde kullanımı: “Arılar tarafından insanlara nimet olarak verilen bal kolay kolay lâ-yetegayyer olmayan bir besin kaynağıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Değişmez, değişmesi mümkün olmaz, değişikliğe uğramayan, bozulmaz
Cümle içinde kullanımı: “Arılar tarafından insanlara nimet olarak verilen bal kolay kolay lâ-yetegayyer olmayan bir besin kaynağıdır. “
Kelime Köken: Arapça
– Bölünemez, parçalara ayrılamaz, parçalanmaz, ayrılmaz
Cümle içinde kullanımı: ” Bu sevda benden koparılamaz lâ-yetecezzâ edilemez!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Değiştirilemez, değiştirilmesi mümkün olmayan
Cümle içinde kullanımı: ” Bir ülke için lâ-yetebeddel olan bayraktır, hiçbir surette teklif dahi götürmez!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Azlolunmaz, azledilmeyen, el çektirilemez, işten uzaklaştırılmayan, görevinden alınmayan
Cümle içinde kullanımı: “ Savcının lâ-yen’azil olduğunu bilerek hakim karşısında kendi ifadesini vermesini salık verdim. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Geçilmez, aşılmaz
Cümle içinde kullanımı: “Çanakkale cephesi vatan sevgisi yüzünden lâ-yefut aman vermez bir topraktır. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Uygun değil, müsaade verilmez, caiz değil, yakışmaz, olamaz
– Aykırı, mugayir, ters
Cümle içinde kullanımı: ” Hısım olan ailelerin birbirinden kız alıp vermeleri lâ-yecûz sayılmaktaydı. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Bilmez, bilgisiz, cahil
Cümle içinde kullanımı: ” Ey lâ-ya’lem olan ademoğlu, yeryüzünün kıymetini anlamadan nasıl olur da ahireti anlamaya çalışırsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bilinçsiz, kendinde olmayan, aklı başında olmayan, dalgın, bihoş, kendinden geçmiş
Cümle içinde kullanımı:” Gözleri kapanırken lâya’kıl görüntüsü giderek huzura erişerek uykuya telim oldu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Çamur
– Tortu
– Kül
Cümle içinde kullanımı: “Kirin pasın içinde lây birikirken, kuyudan çıkan ışık huzmesi uğultuların kaynağıydı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Fikir beyan edilmediği durumlarda söylenen cümle
– Ne evet ne hayır, yorum yok
Cümle içinde kullanımı: “Korktuğum başıma geldi lâ ve ne’am katiyen bir şey söyleyemem “