Kelime Kökeni: Arapça
– Dili dışarı çıkarma, nefesi kesilme, nefesi kesilerek dili dışarı çıkarma
– Yalamak
Cümle içinde kullanımı: “Köpeğin lehs olmuş hali uzun bir yolculuktan döndüğünü gösteriyor kim ne kadar koştu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dili dışarı çıkarma, nefesi kesilme, nefesi kesilerek dili dışarı çıkarma
– Yalamak
Cümle içinde kullanımı: “Köpeğin lehs olmuş hali uzun bir yolculuktan döndüğünü gösteriyor kim ne kadar koştu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Madeni iki parçayı kalay ve benzeri madde ile birbirine yapıştırmak, lehimle yapıştırmak, lehimle tutturmak
Cümle içinde kullanımı: “Elektrik kabloları birbirine lehimlenmeden iş bitmiş sayılmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kalbi yanık, lehfân
– Hüzünlü, üzüntülü, mahzun, kederli, mükedder, acılı
Cümle içinde kullanımı: “Anlatabilseydim bu lehîf halimi o zaman bilirdin çektiğim çileyi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Alev, alaz
– Ateşin alevlenmesi, lehebân
– Ateşin sıcaklığı
– Eti az deve, zayıf deve
Cümle içinde kullanımı: “Lehîb’ten korkan ateşe dalar mı, günahtan korkan yalana başvurur mu?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Okurken çok yanlışlık yapan kimse, yanlış okuyan
Cümle içinde kullanımı: “Küçük Hüseyin alfabeyi ezber etse de okumada lehhân kalıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kaybolan bir şey için müteessir olmak
– Kaybolan bir şeyin arkasından üzülmek
Cümle içinde kullanımı: “Annemden tek hatıra kolyeyi kaybettiğimde nasıl lehef olduğumu anlatamam. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ateşin alevlenmesi, ateşten çıkan yanar ve ve parlak hava
Cümle içinde kullanımı: “Lehebân gibi bir sevda ile sana yürürüm, yollarımı yarım bırakma Ey Sevgili!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ateşin alevlenmesi, ateş alevi, alev, alaz, yalım, yalaz
– Havaya kalkan toz
Cümle içinde kullanımı: “Yer gök leheb içinde kor rengine dönüşmeden, kalbim un ufak olmadan bu sevda ateşini söndüremem. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Göz ucu, göz kuyruğu, yan göz
Cümle içinde kullanımı: ” Bizim aile büyüklerimiz evlatlarını lehâz yani göz ucuyla severek büyüttüler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Damağın arkasında bulanan dile benzer küçük uzantı, küçük dil
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir kin ve nefret söylemiyle konuştu ki lehâm tutuldu. “