Kelime Kökeni: Farsça
– Uzun parça
– Misket limonu
– Kireç, sönmemiş kireç, kireçlemek
– Ihlamur ağacı
– Kalsiyum oksit
– Ökse, ökse sürmek
Cümle içinde kullanımı: “Lime lime olmuş kıyafetim, örselenmiş gururumla efkarımı da alıp kaybolacağım. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Uzun parça
– Misket limonu
– Kireç, sönmemiş kireç, kireçlemek
– Ihlamur ağacı
– Kalsiyum oksit
– Ökse, ökse sürmek
Cümle içinde kullanımı: “Lime lime olmuş kıyafetim, örselenmiş gururumla efkarımı da alıp kaybolacağım. “
Kelime Kökeni: Arapça-edat
– İş gereği, iş icabı, maslahat için
Cümle içinde kullanımı: “ Li-maslahatin ufukta Mısır’a yolculuk görünmektedir. “
Kelime Kökeni: Yunanca
– Gemi barınağı
– Gemilerin doldurma ve boşaltma işlerinin yapıldığı özel yer veya koy
– Kıyıda doğal olarak veya dalgakıranlarla, mendireklerle fırtınalardan korunmuş bölge, yer
Cümle içinde kullanımı: ” Gemilerin nazlı birer gelin gibi yanaştığı limanlarda kim bilir kaç gözü yaşlı kadın sevdiğini bekler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah için, Allah adına, Allah aşkına, Allah’a özgü, lillahi
Cümle içinde kullanımı: ” Lillâh meded, lillâh dua, sen gönlümü viran eyleme!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hepsi için, tamamı, hepsi, cümlesi, bütünü
Cümle içinde kullanımı: “Dertlerin li-küllisine sayıp dökecek acılarımı bağrıma basacağım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gem, dizgin, licam, ligam
Cümle içinde kullanımı: “Hayvanların likâmları sağlam olduktan sonra zapt edilmesi kolaydır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Söz söyleyenin, söz söyleyene aittir
Cümle içinde kullanımı: ” Kelam edene li-kailihi, ağızdan düşen söz namustur dönülmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Damla damla akan su
– Akarsu çukuru, dev kazanı
Cümle içinde kullanımı: ” Her su kendi lihyânını oluşturarak akar, önüne geçemezsin. “
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bir hikmete dayanarak, bir hikmetten dolayı, bir hikmete mebni olarak, bir sebepten dolayı
Cümle içinde kullanımı: “Li-hikmetin tüm dünyadan elini eteğini çekerek matemine gömüldü. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakala özgü, sakala ilişkin, sakala ait, lihye ile alakalı, sakalla ilgili
Cümle içinde kullanımı: ” Lihevî ihtiyacınızı gidermek için hususi berberi konağıma çağırayım.”