Kelime Kökeni: Arapça
– Pislik, kötülük, çirkinlik,
– Güzellik karşıtı
– Hüsün karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Neyler bu biçare yüreğim kubûh ile münakaşa edemez, dili lal olmaz mı?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pislik, kötülük, çirkinlik,
– Güzellik karşıtı
– Hüsün karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Neyler bu biçare yüreğim kubûh ile münakaşa edemez, dili lal olmaz mı?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan söyleme, uydurma, yalan, kıtır, gerçek olmayan söz, yalan dolan, esası olmayan
Cümle içinde kullanımı: “İnsan bu bir kez dilini alıştırmaya görsün kizib söze, gerçeği balçıkla sıvamaya devam eder. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Yaratıcı, Allah, Mevla, Rab, Tanrı
Cümle içinde kullanımı: “Kird-gâr ne eylerse güzel eyler, yeter ki inancını yaralama!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Büyük Melekler, Meleklerin en büyükleri
Cümle içinde kullanımı: “Allah’ın yarattığı mucizelerden biri de görkemli kerrûbiyândır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ardı ardına, tekrar tekrar, çok defa
Cümle içinde kullanımı: “Hücum sanatında kerrâren öne atılan savaşçı gözü pek ve korkusuzdur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ehlileştirilmiş köpekler, ehli köpekler
– Ev ve sürüyü koruyan çoban köpekleri
– Av köpekleri
Cümle içinde kullanımı: “Kilâb-ı ehliye edilmiş iri cins köpekler evi ve sürülerimizi korumakla kalmaz bize de en iyi dost ve arkadaş olurlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kayıt sırasında alınan ücret, kayıt ücreti, kayıt parası
– Deftere yazma parası
Cümle içinde kullanımı: “Vakfa üye olmak için küçük bir meblağ kaydiyye istenmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Birinin bıraktığı görevi devralarak devam eden kimse
– Yarbay
– Kaza kaymakamı, Kaymakam
– Osmanlı devletinde binbaşı ile miralay arasında yer alan rütbe
Cümle içinde kullanımı: “Diyarbekir’e yeni atanan kaim-makâm eskisini aratmayacak iyi ve nüfuslu biridir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kutsal Kitaplar, mukaddes sayılan kitaplar
Cümle içinde kullanımı: “Türk Tarih Kurumu Kütüphanesinde yer alan Kütüb-i mukaddese’ler belirli günlerde halka sergilenmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir varlığın gerçek özü, aslı, kök
– Esas, ana öge, temel,
– Manevi varlık, ruh, benlik
Cümle içinde kullanımı: “Somut varlık bir yana insanın içi, künh’ü iyilikle donatılmalı.”