Kelime Kökeni: Arapça
– Gözün içindeki siyah kısım, gözbebeği
– Camdan yapılmış kap
– İdrar yapılan kap, ördek
Cümle içinde kullanımı: “Sevgilim, benim biricik karûre’m cilvene kurban olayım!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gözün içindeki siyah kısım, gözbebeği
– Camdan yapılmış kap
– İdrar yapılan kap, ördek
Cümle içinde kullanımı: “Sevgilim, benim biricik karûre’m cilvene kurban olayım!”
Kelime Kökeni: Filipince
– Aşık olduğunuz, sevdiğiniz kişiyi gördüğünüz anda yaşadığınız sersemlik, baş dönmesi
– Sevdiği kişiyi görünce midesinde kelebekler uçuşma hissi
Cümle içinde kullanımı: “Tagalog dilinden gelen Kilig kelimesi, aşkın insan üzerindeki etkisini ve niteliğini anlatan güzel bir deyim. Türkçe’de henüz bir karşılığı olmayan aşkın tarifini tek bir cümleye sığdırabilmişler.”
Kelime Kökeni: Almanca
– Özel toplantılar için az enstrümanla bestelenmiş müzik, oda müziği
Cümle içinde kullanımı: “Andrej Bielow’un albümleri Kammermusik tarzının en nitel örneklerinden biridir.”
Kelime Kökeni: Farsça-kaltebân
– Namusu olmayan, kavat, pezevenk, derare, deyyus, yalancı
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi kaltaban herifleri ibreti alem için ülkeden sürüp, aç biilaç süründüreceksin.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Ağaç yaprakları arasından süzülen ışık, gün ışığı
Cümle içinde kullanımı: “Güneş ağaçların arasından süzülürken komorebi adı verilen alaca renkte düşen ışık huzmeleri içimizi ısıtırdı. “
Kelime Kökeni: Japonca
-Toz altın, platin veya gümüşü reçine ile karıştırarak kırılan çömlekleri tamir etme
– Felsefi olarak nesnelerin yaşanmışlıkları ve tarihi ele alınarak daha değerli bir şekilde onarım yapılmasını ele alır. Eşyaların geçmişten gelen bir hatıra taşıma esasına bağlıdır.
Cümle içinde kullanımı: “Yaşanan, yaşatılan her şey değerlidir; kırılan parçalar kintsugi ile tamir edilerek geleceğe kusurlu bir güzellik bırakır. “
Kelime Kökeni: Türkçe
– Buzla birlikte yapılan tatlı
– Kardan yapılan tatlı çeşidi
Cümle içinde kullanımı:”Yaz aylarında en sevdiğim şey vişneli karsanbaç yemektir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Cümle
– Bütün
– Hepsi, tamamı
– Hepsi
Cümle içinde kullanımı: “İçeriye taşınmadan önce kasaların kaffesini aldığınızdan emin olun.”
Kelime Kökeni: kahhar-Arapça, ane-Farsça
– Kahreder biçimde, kahredercesine
– Kahreden tarzda
Cümle içinde kullanımı: “Kahharane feryatlarıyla figanlarıyla mahallede koşturuyordu. “
Kelime Kökeni: Türkçe
– Davranışları kaba olan kişi
– Biçimsiz, özenden ve estetikten yoksun, kaba görünümlü
Cümle içinde kullanımı: “Marangozun işinin ehli olmadığını kubat, vasıfsız görünümlü dolaplardan anlamak mümkün.”