Kelime Kökeni: Arapça
– Esas olan, bir nesneni en sağlam yanı, asıl direği
Cümle içinde kullanımı: “Bir evin rükn ile inşası güvenliğin koşulsuz malzemesidir, yoksa başa çöker. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Esas olan, bir nesneni en sağlam yanı, asıl direği
Cümle içinde kullanımı: “Bir evin rükn ile inşası güvenliğin koşulsuz malzemesidir, yoksa başa çöker. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir varlığın gerçek özü, aslı, kök
– Esas, ana öge, temel,
– Manevi varlık, ruh, benlik
Cümle içinde kullanımı: “Somut varlık bir yana insanın içi, künh’ü iyilikle donatılmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-uzr, Farsça-hâh
– Affını dileyen kimse, özür dileyen, bağışlanmasını isteyen kişi
Cümle içinde kullanımı:” Onca kabahatin ardından özür-hâh mektubu yazarak affolmayı bekliyor.
Kelime Kökeni: Arapça-nasîhat, Farsça-âmîz
– Ders alınacak söz, öğüt alınacak söz
Cümle içinde kullanımı: “Feyz al, nasîhat-âmîz dinle; insan hatalarından da yanlışından da dönen bir canlıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gereğinden fazla inkarcı
– Yahudi
Cümle içinde kullanımı: ” Tanrı beni sizn gibi cahudı kişilere mecbur etmesin tek temennim bu!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Öğretici, öğrencilere ders veren öğretmen
Cümle içinde kullanımı: “Talebeleri bilim, sanat ve bilgiyle donatan tüm amuzgarlara münnettarız. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kadirî tarikatına mensup bir kol
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devleti döneminde en eski tarikatlardan biri olan Kadirîyye silsilesine, Eşrefiyye kolu da intikal etmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Tatlı veya tuzlu durgun su, göl
Cümle içinde kullanımı: “Gittiği memleketlerde mutlaka buhayre kenarında çadır kurar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İlk evvela, ilk baştan
– Baştan, yeniden
Cümle içinde kullanımı: “Susma, bidayeten devam et konuşmaya.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Polaris, kutup yıldızı
Cümle içinde kullanımı: “Yolunu kaybettiysen semaya bak cüdeyy sana yolunu bulmanda yardım edecektir.”