Kelime Kökeni: Arapça
– Yüz örtüsü, peçe, yaşmak, puşu, nikap
Cümle içinde kullanımı: “Atatürk kılık kıyafet inkılabını getirmeden önce büyük şehirler dahil bütün kadınlar sokağa lesme ile çıkıyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüz örtüsü, peçe, yaşmak, puşu, nikap
Cümle içinde kullanımı: “Atatürk kılık kıyafet inkılabını getirmeden önce büyük şehirler dahil bütün kadınlar sokağa lesme ile çıkıyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Zehirli hayvan sokması, akrep ve yılan benzeri zehirli hayvan ısırığı
Cümle içinde kullanımı: “Fatma hanımı geçtiğimiz sene lesî yüzünden kaybettik. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreme, titreyiş, kırpışma, sarsıntı
Cümle içinde kullanımı: “Yaşadığı şok yüzünde lerziş nöbetine tutulup yere yığıldı kaldı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Titreme, titreyiş, kırpışma
Cümle içinde kullanımı: “Sahra çölündeki bir lerze hayal gibi görürüm seni, bir varsındır bir yoksundur. “
Kelime Kökeni: Arapça-cümle
– Beni görmeyeceksin!
– Beni asla göremezsin
Cümle içinde kullanımı: “Yeminler olsun ki len-terânî, yolum yoluna çıkmayacak. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Topallık, sakatlık, aksaklık, maluliyet
Cümle içinde kullanımı: ” Kazım efendi sonunda lengî nedeniyle malulen emekli sayılarak maaşa bağlandı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Büyük ve geniş kenarlı bakıp tepsi, lenger, ilerger
Cümle içinde kullanımı: “Düğün günü için bir düzine lengerî tavuklu keşkek yapılıp köye dağıtıldı. “
Kelime Kökeni: özel ad
– Yengeç, seretan, pavurya, denizde yaşayan kabuklu bir böcek
Cümle içinde kullanımı: “Deniz böceği olan lengeci yemeyi severim ama kendim pişirirsem. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Topal, aksak, aksayan, hafifçe topalyan
– Cinsel organ, tenasül organı
– Yolculukta mola verme
Cümle içinde kullanımı: ” Bir bacağı diğerinden kısa doğduğu için bütün hayatı boyunca leng olacak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kaş göz işareti, kaş ve gözle işaret etmek
Cümle içinde kullanımı: “Derman beyimin bir lemzesinden bana ne anlatmak istediğini anlardım. “