Kelime Kökeni: Arapça
– Bir cisme nesneye dokunmaktan oluşan duygu
– Bir madene parmakla dokunmaktan oluşan hissiyat
Cümle içinde kullanımı: “El yapımı bu aletlere elimi sürdüğümde lemsiyyet hissiyatım sürekli artıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir cisme nesneye dokunmaktan oluşan duygu
– Bir madene parmakla dokunmaktan oluşan hissiyat
Cümle içinde kullanımı: “El yapımı bu aletlere elimi sürdüğümde lemsiyyet hissiyatım sürekli artıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir göz atma, bir kez bakış
– Parıltı, ışıltı
Cümle içinde kullanımı: “Bir gülüş bir lemha ile çal kalbimi nazenin sevgilim, senden gayrı yoktur dermanım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Işıldama
– Parlama, parıldama, parıltısı
Cümle içinde kullanımı: “ Saçlarına vuran leme’ân gibi beni de ayağına kul yaptın yaranım. “
Kelime Kökeni: Arapça-lem’a+Farsça-rîz
– Işık saçan
– Parlayan, parıldayan
Cümle içinde kullanım: ” Lem’a-rîz yıldızların altında söz veriyorum sana nefes aldığım müddet kalbimdeki yerin baki olacak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Arapça da cezm harfidir
– Terk etmek, bırakmak, gitmek
– Işıldama, parıldama, parlama
Cümle içinde kullanımı: “Arapça öğrenirken en çok zorlandığım kısım Lem harfinin muzari fiillere okutma şekliydi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Leğen
– Kara batmamak için ayağa takılan örgülü çember
Cümle içinde kullanımı: ” Eve buyur etmeden leken getirsen de elimi yüzümü yıkasam ana. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Tekme yiyen, çifte yiyen
Cümle içinde kullanımı: ” Seyis dediğin öncelikle leked-hâr olacak ondan sonra atların dilinden anlayacak. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Lekeli, lekelenmiş, kirli, ayıplanmış, lekesi olan
Cümle içinde kullanımı: ” Şahsı leke-dâr olan insanı hiç bir topluluk kabul etmek istemez. “
Kelime Kökeni: Arapça-laklak
– Leylekler
– Leğleg
Cümle içinde kullanımı: “Lekâlik batıdan küme halinde ülkemize göç etmeye başlayacak. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kırmızı boya çıkarmaya yarayan bir maden
– Aptal, sersem, ebleh, bön, ahmak, budala, avanak
– Arnavutluk ulusal para birimi, Yüz bin
Kelime Kökeni: Arapça
– Sana, senin için, senin hakkında, sen zamirinin yönelme durumu
Cümle içinde kullanımı: “Kadının arsızı erkeğin lek olanı ömür tüketir derler. “