Kelime Kökeni: Farsça
– Isı ve ışık yayan büyük gök cismi, güneş, şems
Cümle içindeki kullanımı: “Lîv tüm gezegenlerin çevresinde döndüğü büyük bir merkezdir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Isı ve ışık yayan büyük gök cismi, güneş, şems
Cümle içindeki kullanımı: “Lîv tüm gezegenlerin çevresinde döndüğü büyük bir merkezdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ağızdan, dil ile, şifahî olarak, konuşmak, söz söylemek
Cümle içinde kullanımı: “Teşbihte hata olmaz derler tek derdim lisânen durumumuzu size özet geçmekti.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Yerden çıkarılan ve üzerinde ağaç izleri görülen bir tür maden kömürü, linyit
Cümle içinde kullanımı: ” Bataklığın bitiminde kazılan yerden yüksek oranda inyit çıkarılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah için, Allah adına, Allah aşkına, Allah’a özgü, lillahi
Cümle içinde kullanımı: ” Lillâh meded, lillâh dua, sen gönlümü viran eyleme!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ekin biçilip harman yerine taşındıktan sonra tarlada kalan başakları toplama işi, başak toplama
Cümle içinde kullanım: “Tarlaya bir an evvel gidilip likât edilmeli yoksa yağmur bastıracak. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gök, gökyüzü, sema, felek
Cümle içinde kullanımı: ” Likâ-yı âfâk dünde güneşle ağardı yarında ağaracak, sanma leylâ bitmeyecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Lakin, amma, ama, fakat, ancak, yalnız
Cümle içinde kullanımı: “Doğru denemez lîk yanlış da görünmez bu olayda. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Düşünme, irdeleme, mülahaza etme
– Karşı çıkmama, uyma
Cümle içinde kullanımı: “İkiz kardeşlerden biri bir şey söylediğinde diğeri hemen lihâz ederek onaylar.”
Kelime Kökeni: Arapça
-Sargı, sargı bezi, bandaj
– Bazı çiçeklerin etrafını çeviren değişik yapraklar
Cümle içinde kullanımı: “Çanakkale harbine gönderilecek lifâfe ve bilumum sağlık gereçleri kağnıya yüklendi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Baba tarafından, baba yoluyla, baba bir
– Baba bir kardeşler
Cümle içinde kullanımı: ” Yanılıyorsun teyzecim onlar lieb kardeşler anneleri ayrıdır.”