Kelime Kökeni: Arapça-lâhûtî+Farsça-yân
– Lahutiler, Uluhiyyet alemine özgü melekler, uluhiyet alemine girebilen meleklere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Lâhûtiyân melekleri Tanrının lütfuna mazhar olmuş mukaddes varlıklardır. “
Kelime Kökeni: Arapça-lâhûtî+Farsça-yân
– Lahutiler, Uluhiyyet alemine özgü melekler, uluhiyet alemine girebilen meleklere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Lâhûtiyân melekleri Tanrının lütfuna mazhar olmuş mukaddes varlıklardır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İlahi, tanrısal, Tanrıya özgü olan
– Uluhiyet alemi ile ilgili
Cümle içinde kullanımı:“Dünya ve Lâhûtî hakkındaki tüm merak ettikleriniz kutsal kitabımızda açıkça yazıyor. “
Kelime Kökeni: Farsça-lâhur+Arapça-î
– Aslı Hindistan’ın Lahor şehrinde üretilen şal kumaşı
– Lahor’da yünden yapılan bir tür şal
Cümle içinde kullanımı: “Hint kadınlarının örtünmek için kullandıkları lâhurî geleneklerinin bir parçası haline gelmiştir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Hint kumaşı Lahurisine benzer olarak üretilen ince yünden kumaş
– Lahor’a ait olan
Cümle içinde kullanımı: “Güz mevsiminde lâhûrakî’den yapılma kıyafetler giymeyi daha çok severim. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Bir nesnenin varlığın parçası, cüzü, fasikül
– Kısım, sınıf, bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Yapbozun tüm lahtları bir araya getirildiğinde nasıl bir şaheser ortaya çıkıyorsa, güvende böyle bir şey. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Et, insan ve hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağ tabakası
* Her şeyin içeri ve üzeri
– Lehimleme işi
Cümle içinde kullanımı:” Kırılmış küpelerimi kuyumcuya götürerek lahm ettirmek istiyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sıcaktan veya susuzluktan dilini dışarıya sarkıtarak hızla soluyan (köpek)
Cümle içinde kullanımı: ” Ağustos aylarında sokaklarda birçok lâhis olur onlar için kapının önüne bir kap su koy evladım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kur’an-I Kerim’i okurken yanlışlık yapan kimse, Kur’an okurken telaffuzda yanlışlık yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Kur’an hocamız telaffuzu lâhin olan talebeleriyle tek tek olarak ilgilenir, düzeltmelerine yardımcı olurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sürekli et yiyen, etle beslenen, etçil
– Et yediren,
– Semiz, şişman, etli, tavlı
Cümle içinde kullanımı: ” Sürekli lahîm ile beslenen hayvanın bakımı zor olur hemde bütçeme yük olur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Et yiyen, et yediren
– Semiz, besili, etli, şişman
Cümle içinde kullanımı: “Hindilerin iyi beslendiği lahim oluşların belli oluyor maşallah. “