Kelime Kökeni: Arapça
– Şaşmak, hayret etmek, şaşakalmak, şaşırmak
Cümle içinde kullanımı: ” İyiden iyiye acebleyerek ağzım bir karış açık kaldı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Şaşmak, hayret etmek, şaşakalmak, şaşırmak
Cümle içinde kullanımı: ” İyiden iyiye acebleyerek ağzım bir karış açık kaldı. “
Kelime Kökeni: Arapça-aceb
– Şüphe ve şaşma ifade eden söz
– Kararsızlık ve kuşku ifade eder
Cümle içinde kullanımı: ” Acebâ yanlışı biz mi yapıyoruz, körü körüne güvenerek hata yaptığımız muhakkak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Orman adamı, ağaç eri
– İri ve güçlü, kuvvetli, mert, yiğit
Cümle içinde kullanımı: “Acarı oğlanların güreş tuttukları bu meydan bileği güçlü olanların yeridir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Anadolu dervişleri
– Anadolu’da mevcut bulunan dört batınî güçlerinden biri
– Kalenderiyye tarikatine mensup dini-askeri zümreye verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Abdâlân-ı Rum tarikatı topladıkları hayırlarla ramazan ayında yoksullara yardım dağıtırlar. “
Kelime Kökeni: Arapça- bedel, bedîl, ebdal, abdalan
– Anadolu’da gezgin olarak yaşayan oymaklara verilen isim, gezgin derviş
– Çabuk aldanan, çabuk kanan, ahmak, safdil
– Kalender meşrep, derviş adam, tevekkülcü, dünyadan elini eteğini çekmiş kimse
– Anadolu’da yaşayan bir Türk boyu,
– Üstü başı perişan kimse, dilenciye benzeyen
– Bektaşî
Cümle içinde kullanımı: “Abdâl temiz kalbiyle konuşur, imanı için susar efendim.”
–
Kelime Kökeni: Arapça
– Büyük kız kardeş, abla
– Osmanlı sarayında görev yapan yaşlı kalfa veya hizmetli
– Yünden dokunan bir tür kaba kalın kumaş
– Bu kumaştan yapılmış üstlük
– Dervişliğin simgesi olan önü açık hırka
–
Kelime Kökeni: Arapça-lüzumat
– Lazım olma, gerekme, ihtiyaç duyma, işe yarama
– Gerekli, hacet, ihtiyaç, gereksinim, iktiza
– Uyma, riayet etme
Cümle içinde kullanımı: ” Lüzum görüldüğünde iletişim numaranızdan size geri dönüş yapılacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışma durumu, yapışkanlık, çekilip uzayan
Cümle içinde kullanımı: ” Lüzûciyyet tavırları olan insanlardan artık sıtkım sıyrıldı, tahammül edemiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışkanlık, yapışma, yapışıp uzayan şeyin hali, yapışıp uzama
Cümle içinde kullanımı: “Macun kıvamındaki şey lüzûcet haliyle her yere bulaştı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışma, yapıştırma, yapıştırma işi, birbirine kafes gibi sokup yapıştırma
Cümle içinde kullanımı: ” Demirden yapılma saçlar kaynakla iyice lüzub edilip soğumaya bırakıldı.”