Kelime Kökeni: Yunanca
– Tavada yağ içinde kızartılarak pişen üstüne şerbet veya şeker dökülerek yapılan yumurtalı hamur tatlısı
Cümle içinde kullanımı: “Agna hanımın bizzat elinden çıkan lalanga’nın tadı hala damağımda “
Kelime Kökeni: Yunanca
– Tavada yağ içinde kızartılarak pişen üstüne şerbet veya şeker dökülerek yapılan yumurtalı hamur tatlısı
Cümle içinde kullanımı: “Agna hanımın bizzat elinden çıkan lalanga’nın tadı hala damağımda “
Kelime Kökeni: Farsça
– Çocuk bakısı, uşak, köle
– Sarayda harem ağası
– Osmanlı devletinde şehzadelerin eğitimiyle ilgilenen görevli
– Padişahların sadrazamlara hitap şekli
–
Kelime Kökeni: Arapça
– Zeyl, ek, ilave, katma, ekleme
Cümle içinde kullanımı: “Zemzem suyuna lâhika ederek çoğaltıldığını duymuştum aslı var mıdır?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eklendiği kelimeye ‘açan, açıcı’ anlamlarını katarak birleşik söz varlıkları ve tamlamalar oluşturur.
– Dil-küşâ: gönül açan, gönül açıcı
– Dehen-küşâ: ağzını açan, ağız açıcı
Cümle içinde kullanımı: ” Durma bağrını küşâ edip soluğuma yanaş, makber utansın güzelliğinden. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Aslını araştırma, inceden inceye araştırma, dikkatle araştırma, bir şeyin künhüne varmaya çalışma
Cümle içinde kullanımı: “Bitkilerin ve haşerelerin nasıl yayıldıkları ve ürediklerini istıksâ ederek öğrenmeye çalışıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hediye, armağan, inayet, lütuf
– Yağmur, yağan rahmet, bolluk
– Kazanç, yarar, avantaj, kâr
Cümle içinde kullanımı: “Gökten düşen cedâ, kuraklığı yeşeren tarlalara bırakacak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gereken biçimde, gereğince, gerektiğinden
Cümle içinde kullanımı: “Sürgün Biliktizâ’ya göre yanında sadece bavulunu alabilir, fazladan eşya götüremez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sesin bir yere çarparak geri dönmesi, yankı, aksiseda, akis
– Seda, ses, avaz
Cümle içinde kullanımı: “Sabahın ışıkları ufku aydınlatılırken çobanların topladığı sürülerin sadâ’sı köylüyü uyandırır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çapraz şekilde göğse takılan fişeklik, palaska
Cümle içinde kullanımı:“Askerlerin göğsüne taktıkları ladingalarda fişek, kasatura ve daha birçok teçhizat bulunuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aklama, temize çıkma, suçsuz olduğunun ortaya çıkması
Cümle içinde kullanımı: “Yeğenim mahkeme tarafından ibrâ edildi, bende rahat bir nefes alabildim sonunda. “