Na-şüküfte Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Henüz açılmamış

– Yüzü görünmemiş, yüzünü göstermemiş

Cümle içinde kullanımı: “Ahu revanım henüz peçesini indirip naşüküftesini göstermedi.”

Nanpare Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Memur mesleği

– Geçimi sağlayan iş

– Ekmek parçası

– Bir defa da yenilebilecek ekmek parçası

Cümle içinde kullanımı: “Hepimiz nanpare kazanmak için çabalayıp, yırtınıyoruz.”

Mürdedil Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Hislerini yitirmiş kimse

– Kalbi ölmüş, kalpsiz

– Duygusuz kimse

Cümle içinde kullanımı: “Hayatta korkuttuğum tek şey mürdedil kişilerdir, insan kalbinden vazgeçmişse insanlığından çıkmış demektir.”

Müfessiran Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Anlaşılması güç metni veya konuyu aydınlatıp açıklayabilecek bilgiye sahip kişi

– Kur’an-ı Kerim kitabını yorumlayabilen, şerh eden bilgin

Cümle içinde kullanımı: “İlahiyat bilimine yüz sürmeyen müfessiran olur mu hiç?”

Maslahatgüzar Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-maslahat, Farsça-güzar

– İşi bilen kişi, uzman, işin ehli

– Geçici sefaret işini yapan memur, vekil, elçi

– Elçilerin vekili

Cümle içinde kullanımı: “Makamınızı geçici maslahatgüzara emanet ederek, yıllık izninizi kullanabilirsiniz.”

Maristan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Hastaların tedavi gördüğü yer, hastahane

– Darüşşifa

Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam hastalığında maristanlar yetersiz kalırken, çoğu hasta köylerinden sürülerek ölüme terk edilmiştir.”