Lala Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Çocuk bakısı, uşak, köle

– Sarayda harem ağası

– Osmanlı devletinde şehzadelerin eğitimiyle ilgilenen görevli

– Padişahların sadrazamlara hitap şekli

La’l-i Revan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-la’l+Farsça-revân

– Akan kırmızı, kırmızı akan

– Şarap (mecaz)

Cümle içinde kullanımı: “Hamr; ırmağında la’l-i revân şarabı kadehine doldur, bu içenlere zevk veren ırmağın suyu şarabıdır. “

La’l-i Reng Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lâ’l+ Farsça-reng tamlama

– Kırmızı, al, la’l renkli, kan rengi, kızıl renk, kızıl

Cümle içinde kullanımı: “La’l-i reng şalını omuzlarına atar endamıyla salına salına meydanda yürürdü. “

Lal-i Müzab Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Kan kırmızısı, çok kırmızı

– Şarap (mecaz)

Cümle içinde kullanımı: “Lal-i müzâb vişneler şarap yapımı için ayrıldı. “

La’l-i Nâb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Kıpkırmızı dudak, saf ve bozulmamış dudak

Cümle içinde kullanımı: ” Al düşmüş la’l-i nâb ağzına, gözlerine gecenin yıldızları düşmüş. “

Lâl ü ebkem Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Şaşırıp kalmış, dona kalmış, susmuş, sükuta mecbur olmuş, dili tutulmuş konuşamaz hale gelmiş

Cümle içinde kullanımı:” Güzel sesiyle ne zaman şarkı söyleyecek olsa karşısında lâl ü ebkem olur, gözlerim hissettiğim mutluluktan dolardı. “

Lâl Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Konuşma melekesini yitirmiş (kimse), dilsiz, konuşma engelli, dili tutulmuş kimse, ahraz, ses çıkarmayan sessiz

– Yakut gibi kırmızı renkte değerli bir taş

-Koyu kırmızı renkte değerli bir tür mürekkep

– Kırmızı, al, kızıl renk

– Dudak

Cümle içinde kullanımı: “Dili lal olmuş bir kere aşka hangi sevda onu konuşturabilecek güce sahiptir ki?”

Lakve Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yüz felci, kısmi felç, ağız çarpılması

Cümle içinde kullanımı: “Annem yaşadığı şok sonrasında inme geçirerek lakve uğradı, şimdi rahat yemek yiyemiyor. “

Lakt Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yerden toplama, derlemek, toplamak, cem’etmek, devşirip kaldırmak, devşirme, bir araya getirip düzene sokma

Cümle içinde kullanımı: “Sabahattin Ali’nin bütün eserlerini lakt ederek halka ücretsiz dağıtmak isterdim. “

Laklakıyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Saçma sapan sözler, faydası olmayan sözler, manasız sözler, boş lakırdılar, gelişigüzel sözler

Cümle içinde kullanımı: “Acımı anlamayanlar  laklakıyyât avuntularla beni sakinleştirmeye çalışıyor, babasız kalmanın ağırlığı avuntuyla geçer mi? “