Kelime Kökeni: Arapça
– Cemil
– Güzel
– Mesrur
– Şatır
– Şen
– Şaduman
– Güzellik sahibi
– Sevinmiş
Cümle içinde kullanımı: “Behîc olabilen hayata karşı daima eğilmeden durabilen insanlara her zaman saygı beslemişimdir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cemil
– Güzel
– Mesrur
– Şatır
– Şen
– Şaduman
– Güzellik sahibi
– Sevinmiş
Cümle içinde kullanımı: “Behîc olabilen hayata karşı daima eğilmeden durabilen insanlara her zaman saygı beslemişimdir.”
– Miktarı az olan güzel yeme, yiyecek.
– Karın doyurmaya yetmeyecek kadar az olan yiyecek.
– Beğenilen bir aksiyon , ama yetmez ki.
Cümle içinde kullanımı:” Ağza tat, boğaza feryattı bu son buluşmamız.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çekici
– Güzel
– Latif
– Zarif
– Şirin
– Gökçek
– Alımlı
Cümle içinde kullanımı: “Behî bir kadınla karşılıklı oturup iki kahve eşliğinde hasbihal edebilmek bile mutluluktur zatıalime.”
Kelime Kökeni: Ünlem
– Uyarma amaçlı kullanılan ünlem
– Çıkışma, azarlama için kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı: “Be hey gafil sanır mısın ki bu yaptıklarının hesabı sorulmaz, gün olur devran döner!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Her bir
– Her
– Ayrı ayrı hepsi
– Bütün
– Hepsi
Cümle içinde kullanımı: “Beher yalanmış meğerse bir hayalin peşinden koşarak yorulmuşum.”
Kelime Kökeni: Farsça-be-heme+Arapça-hâl
– Her ne olursa olsun
– Mutlaka
– Ne olursa olsun
– Her halükarda
– Her halde
– İlla
– Her durumda ve şartta
Cümle içinde kullanımı: “Behemehâl sevmek kurtaracak dünyanın ipe sapa gelmez isyankarlığını.”
– Doyurucu olmadığı halde yenen nesne.
– Herhangi doyuruculuğu olmayan yiyecek.
Cümle içinde kullanımı: ” Lütfen bana oradan ağza konacak bir şey verin açlıktan öleceğim resmen.”
– Hiçbir şey dillendirmemek, konuşmamak, söylememek.
– Bir konu hakkında karşısındakini konuşturtmamak, konuşmasına izin vermemek.
– Sır saklamak, kimseye anlatmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzına kilit vurmuştu resmen suçlu tek kelime almak bile mümkün değildi ondan.”
– Dillendirmemek.
-Anmamak.
– Sözünü dahi etmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Onun o güzel ismini artık ağzıma almıyordum, alamazdım.”
– Kendisini salak saçma durumların içine sokup kendisine iş çıkarmak.
– Ortada hiçbir şey yokken bir anda başına bir dünya sorunun içine sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine nasıl olduysa ağrısız başına kaşbastı bağlamayı becermişti bizim saf kızımız başından iş eksik olmuyordu.”