– Dış görünüşü güzel olan kimse.
– Oldukça güzel, mükemmel olan kişi.
– Fiziksel özelliklerin yerinde olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Kıza baksana ya ailesi ne güzel doğurmuş maşallah ağzı burnu yerinde.”
– Dış görünüşü güzel olan kimse.
– Oldukça güzel, mükemmel olan kişi.
– Fiziksel özelliklerin yerinde olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Kıza baksana ya ailesi ne güzel doğurmuş maşallah ağzı burnu yerinde.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanca
– Hayvana özgü
– Hayvani
– Hayvansal
– Hayvanca
Cümle içinde kullanımı: “Behimî davranışlarla o kızın gönlünü çalabileceğini düşünme ancak korktuğu bir yaratığa dönüşürsün.”
– Küfürbaz
– Sürekli ağzından kötü söz çıkan, küfür eksik olmayan kimse.
– Sözleri küfür dolu olan kişi.
– Küfretmeyi alışkanlık eden sürekli küfür eden şahsiyet.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya bu çocuk ne böyle ne kadar ağzı bozuk biri.”
– Ağız birliği etmek.
– Bir konu hakkında çoğunluğun anlaşıp aynı şeyi dile getirmesi, söylemesi.
– Söz birliği yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne deseler aynı kapıya çıkıyordu ağzı birdi sanki hepsinin.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi behâyim
– Dört ayaklı hayvan
– Evcilleşmemiş hayvan
– Hayvani nefis
– İnsan haricindeki canlı
Cümle içinde kullanımı: “Ademoğlu dünya üzerindeki behîme ve tüm canlılardan zekasıyla ayrılmaktadır.”
– Aşırı bir sevinç halinde kalmak.
– Çok fazla mutluluk halinde olmak.
Cümle içinde kullanımı: “Gelen haberin ardından ağzı ağzına kavuşmuyordu resmen.”
– Şaşkınlık, şaşakalmak.
– Çok şaşırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptığı evlenme teklifini görünce hepimizin ağzı açık kalmıştı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvan
– Alacası olmayan hayvan
– Rengi siyah olan şey
Cümle içinde kullanımı: “Karanlık ormanın içerisinde uluyan, hareket halinde behîmler duyuyorduk ama net olarak göremedik.”
Kelime Kökeni: Arapça-behîc sözünün müennes dişil biçimi
– Şen
– Şatır
– Neşeli
– Keyifli
– Güler yüzlü kadın
– Güzel
Cümle içinde kullanımı: “Behîce kızım adını yaşatmaya çevrene gülücükler saçmaya devam et.”
– İlk defa gördüğü ya da deneyimlediği her şeye şaşkınlıkla takip eden kimse.
– Saf, Bön.
– Saf salak dolaşan, her şeyi hayranlıkla izleyen kimse.
Cümle içinde kullanımı:” Büyük şehir büyük şehir diye tutturdu şimdi ise ağzı açık ayran delisi oldu gitti.”