– Yakın çevresinden biri ölen kimseye üzüntünü paylaşırım demeye gitmek.
– Baş sağlığı dilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Geçen vefat etmişti saygı değer birisi bize de başın sağ olsuna gelmek düşer.”
– Yakın çevresinden biri ölen kimseye üzüntünü paylaşırım demeye gitmek.
– Baş sağlığı dilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Geçen vefat etmişti saygı değer birisi bize de başın sağ olsuna gelmek düşer.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi bida
– Yeni görülen şey
– Ortaya çıkan
– Sünnete karşı gelen şey
– Sünnet karşıtı
– Sünnete uymayan
– Hz. Muhammed sonrasında türeyen ilkeler ve yargılar
Cümle içinde kullanımı: “İslam’ın yayılmasıyla birlikte peygamberin vefatından sonra Bid’at da çoğalmıştır.”
– Tanrı’dan sağlığını sürdürmesini dilersen, canının sadakası olarak.
– Başı için.
– Canının sadakası olarak anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin başın için affediyorum seni.”
– Bir kimsenin büyük zarar görmesine ya da ölmesine yol açmak.
– Ölmesine veya büyük bir zarar görmesine yol açmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin kadar insanın başını yiyen bir görmedim bu hayatta.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uykusuzluk
– İnsomnia
Cümle içinde kullanımı: “Bî-dârî çeken insanların geceleri kanayan dertleri ve acıları vardır.”
– Uyandırmak
– Kendine getirmek
– Aklını başına toplamasına neden olmak
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı en muhteşem yıllarında birçok ülkeyi bîdar etmiş, gaflet uykusundan uyandırmıştır.”
– Yeterli olmasa da barınılabilecek bir yerleşmek.
– Barınacak bir yer bulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” başını sokacak ufak bir yuva bulmuştu sonunda.”
– Elindeki işleri yapılması gereken zamanda yetiştiremeyecek ve arada en küçük başka bir iş yapamayacak kadar sıkışık durumda bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başını kaşıyacak vakti yoktu o kadar yoğun bir tempoyla hareket ediyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uyanık
– Uykusuz
– Uyumayan
– Kurnaz
– Cingöz
– Açıkgöz
Cümle içinde kullanımı: “Geceleri bî-dâr eden hayaline kırgınım ama gelsen yine affet edebilirim.”
– Yakıcı güneş altında, yıpratıcı toprak üstünde çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başını gün, ayağını yer yemekti bizim hayatımız.”