– Vücudun bir yerinde duyulan, hissedilen şiddetli acı.
Cümle içinde kullanımı: ” Can acısıyla öyle bir bağırmıştı ki etrafı inletmişti.”
– Vücudun bir yerinde duyulan, hissedilen şiddetli acı.
Cümle içinde kullanımı: ” Can acısıyla öyle bir bağırmıştı ki etrafı inletmişti.”
– İnsanın neşesini ve dinçliğini çoğaltmak, artırmak.
– İnsana yaşama sevinci, heves ve iç güç vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir de cana can katan o sevdan olmasa.”
Kelime Kökeni: Sıfat-ad
– On kere yüz
– Dört hanede yazılan rakam
– Elf
– Hezâr
– Pek çok
– Zade
– Velet
– Oğul
– Görünen
– 1000
– 999 sayısından sonra gelen
Cümle içinde kullanımı: “Bin kez söylesen de nefesini tüketsen de ben yine aynı hataya düşecek insanlara güvenmeye devam edeceğim.”
– Kadının o kadar yaşı geçmiş, yaşlanmış ama güzelliği hiç mi hiç bozulmamış.
Cümle içinde kullanımı: ” Cami yıkılmış ama mihrap yerinde maşallah kadının.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-mürüvvet
– Mürüvvetsiz
– İnsaniyetsiz
– İnsanlığı olmayan
– İnsanlığa uygun olmayan şeyi yapan
Cümle içinde kullanımı: “Ailemde bî-mürüvvet bir fert yok hepsi vicdanı yüksek, insanlara zarar vermekten çekinen kişilerdir.”
– Çok sulu, içinde bulunması gereken malzemesi az, suyu, sıvı içeriği bol olan yemek, yiyecek.
– Çok su içinde çırpınıp çalkalanma sesi çıkaracak bir biçimde yüzmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Küçücük havuzda da cambul cumbul hareketler yapma artık.”
– Gösterişli davranışlarda bulunmak.
– Büyüklük taslamak.
– Çalım satmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Caka satmayı benzemez bazı işler icraat gerektirir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-müdânî
– Eşsiz
– Benzersiz
– Benzeri olmayan
– Tek
– Eşi olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ay yüzlümün bî-müdânî güzelliği dillere destandır o yüzden kimseler görsün istemem.”
– Fesadın, kötülüğün, dedikodunun çok olduğu, herkesin birbirine düştüğü, düşmanlıkların olduğu mekan.
– Hileli düzenin kurulu olduğu yer.
Cümle içinde kullanımı: ” Ortamın cadı kazanından pek farkı kalmamıştı artık herkes birbirinin düşmanı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-mubâlât
– İlgisiz
– Ciddiyetsiz
– Laubali
– Saygısız
– Bigâne
– Lakayıt
Cümle içinde kullanımı: “Bî-mübâlât eylemlerinizi görmüyor değilim sadece görmezden geliyorum.”