Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-müdânî
– Eşsiz
– Benzersiz
– Benzeri olmayan
– Tek
– Eşi olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ay yüzlümün bî-müdânî güzelliği dillere destandır o yüzden kimseler görsün istemem.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-müdânî
– Eşsiz
– Benzersiz
– Benzeri olmayan
– Tek
– Eşi olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Ay yüzlümün bî-müdânî güzelliği dillere destandır o yüzden kimseler görsün istemem.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bambaşka, müstesna, benzersiz, eşi benzeri olmayan
Cümle içinde kullanımı: ” Bütün çiçeklerin arasında kırmızı gülün apayrı bir rengi ve maneviyatı vardır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eşsiz, benzersiz, örneksiz, nazirsiz, eşi benzeri görülmemiş, nadide
Cümle içinde kullanımı: “Lâ-nazîr bir kadın olduğunuz her halinizden belli hanımefendi. “