– Güçlü olduğunu, zayıf görünmediğini, her an saldırıya geçebileceğini davranışlarıyla belli etmek, göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaş ve sakin bir haldeyken bir anda dişlerini göstermesiyle hepimiz korkmuştuk.”
– Güçlü olduğunu, zayıf görünmediğini, her an saldırıya geçebileceğini davranışlarıyla belli etmek, göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaş ve sakin bir haldeyken bir anda dişlerini göstermesiyle hepimiz korkmuştuk.”
– Gücü mecali yetmemek, söz geçirememek, buyruğu altına alamamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sana diş geçiremem pekte kolay bir şey değil gibi.”
– İşe yarar.
– Önemli, mühim.
– Belirtilmeye, tebarüz etmeye değer.
Cümle içinde kullanımı: ” Bana verdiğin bilgiler harbi dişe dokunur bilgilerdi.”
– Hıncını, sinirini gösterir durum almak, kötülük yapmak için fırsat beklemek.
– Öfkesini, kötülük yapmaya hazırlandığını durumuyla gösterir olmak.
– Diş gıcırdatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ona yaptığım kötülüğün ardından bana baya diş bilemişti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hayvanları nallarken veya idare etmek için burunlarına takılan halka
– Yular
– Yavaşa
Cümle içinde kullanımı: “Hayvana burunduruk takmışlar baksana doğru düzgün yiyemiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Koku alma organı
– Solunum organı
– Nazus
– Ön sivri bölümü
– Kara parçasının denize uzanmış bölümü
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Ad
– Kıvırıp koparma
– Burma
– Eğirilecek bükülmüş yün
– Burmak işi
Cümle içinde kullanımı: “Burum burum olmuş yünlerden nasıl ip yumakları yapacak göreceğiz.”
– Küsmek
– Keyfi kaçmak
– Kıvrılmak
– Bükülmek
– Ağrımak
– Sancı yapmak
Cümle içinde kullanımı: “Başımın ağrısı karnıma vurdu midemin burulmasından duramıyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Girdap
– Burgaç
– Anafor
Cümle içinde kullanımı: “Burulgan koptu kopacak denizlerin hiddetini, gökyüzünün sertliğini hepimiz göreceğiz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Olmamış meyve
– Ermemiş meyve
– Kekre
– Burulup incinme
– Ağız buruşturan
– Tadı acımtırak olan
Cümle içinde kullanımı: “Buruk bir tat bırakıyordu vedaların hazin sahneleri.”