– Suyun önüne set çekip suyu biriktirmek
– Suyun geçişini engellemek için barikat kurmak
Cümle içinde kullanımı: “Suyun akışını bükünleyebilirsin ama akmasını durduramazsın.”
– Suyun önüne set çekip suyu biriktirmek
– Suyun geçişini engellemek için barikat kurmak
Cümle içinde kullanımı: “Suyun akışını bükünleyebilirsin ama akmasını durduramazsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dönemeç
– Düğüm
– Ukde
– Bükülerek yapılan dikiş
– Bükülme durumu
– Köşe
– Bağırsaktaki sancı
Cümle içinde kullanımı: “Bükündü olarak gördüğünüz parçalardan iyi bir şey çıkarabiliriz belki.”
– Emek vermeden, göstermeden, harcamadan istenilen şeyin çok daha iyisine ulaşmak.
– Gerek duyulmuyorken, gereği yokken.
– Suçu olmamasına karşın.
– Durup dururken.
Cümle içinde kullanımı: ” Durduğu yerde öyle bir işe adım atmıştı ki bir anda zenginliğine zenginlik katmıştı.”
– İvmedi, uzun süre bekledi ama sonunda çok güzel, mükemmel bir şey, büyük kazanç elde etti.
Cümle içinde kullanımı: ” Durdun durdun turnayı gözünden vurdun valla şaşırdım böyle bir kazanç sağlamana.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kıvrım
– Bükmek işi
– Bir defada bükülecek şey miktarı
– Kat
Cümle içinde kullanımı: “Elbisenin büküm ve kıvrımlarında fındık boyutunda beyaz inciler işlenmiş.”
– İşi, durumu fazlasıyla kötüye doğru gitmek, kötüleşmek.
– Bir şey, bir kimse ortadan uzaklaşmak, kaybolmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir anda gözlerimiz onu ararken o duman olmayı becermişti bir şekilde.”
– Çok yeni.
– Çok taze.
– Üzerinden fazla zaman geçmemiş olmak.
– Genç.
Cümle içinde kullanımı: ” Fırından çıkan ekmeklerin dumanı üstündeydi ucundan bir parça kopartıp yemek geldi içimden.
– Doğru düzgün, dürüst yapılması o denli mühim, önemli değil; doğru, yöntemince yapılıyor görünsün, yeter.
Cümle içinde kullanımı: ” Dumanı doğru çıksın yoksa yeterli benim için isterse içi bozuk olsun dışı mükemmel gözüksün yeterli.”
– Burulmak
– Eğrilmek
– Sancıdan kıvrılmak
– Katlanmak
– Kıvrılmak
Cümle içinde kullanımı: “Ağrıdan acıdan bükülen uzuvlarım artık tutmaz oldu, yerimden kalkamıyorum.”
– Bozmak.
– Yok etmek.
– Dağıtmak.
– Yenmek.
– Başarı sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Duman etmeyi de senden daha iyi yapamazdık.”