Kelime Kökeni: Ad
– Mürekkep balığına benzeyen bir balık
– Ahtapota benzer bir tür balık
– Deniz hayvanı
Cümle içinde kullanımı: “Bülbüliyye her denizciye denk gelmez biraz zor bulunan bir deniz yaratığıdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mürekkep balığına benzeyen bir balık
– Ahtapota benzer bir tür balık
– Deniz hayvanı
Cümle içinde kullanımı: “Bülbüliyye her denizciye denk gelmez biraz zor bulunan bir deniz yaratığıdır.”
– Yeni gelinken ya kendisi, ya kocası ölmüş ya da kocasından ayrılır olma durumu.
Cümle içinde kullanımı: ” Bizim komşunun kızı da duvağına doyamamıştı, eşi vatani görevini yaparken şehit düşmüştü.”
– Öncelerinde çok fazla dil döken, konuşan kimsenin artık sesi çıkmaz olmak, fazla konuşur olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Oklar sana dönünce dut yemiş bülbüle döndün bir anda.”
– Ansızın.
– Emek vermeden, göstermeden, harcamadan istenilen şeyin çok daha iyisine ulaşmak.
– Gerek duyulmuyorken, gereği yokken.
– Suçu olmamasına karşın.
– Durduğu yerde.
Cümle içinde kullanımı: ” Durup dururken bana laf atıp durman beni çok fazla kanser ediyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Şarap
– Mey
– Kadeh
– Cam
– Emzikli bardak
– İçki
Cümle içinde kullanımı: “Bülbüle soramazsın ki neden kırmızısın, neden aşıkları sarhoş edip bitap düşürürsün.”
– Sürekli olarak.
– Arka arkaya.
– Hiç ara bile vermeden.
Cümle içinde kullanımı:” Durup dinlenmeden tekrardan yola koyulmuştuk.”
– Hiç dinlenme fırsatı, olanağı bulunmamak, sürekli olarak çalışma zorunluluğu içinde bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu son zamanlarda dur otur olmuyor oluşum beni çok yoruyor.”
– Artık eskisi kadar aşırılığı kalmamış, dengeli ve akıllıca davranır olmuş kimse.
– Büyük sorunları kalmamış, uzun süredir rahat bir yaşam düzeni oturtmuş, içine girmiş ülke.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende baya değişmişsin durmuş oturmuş tavırların baya güzel olmuş.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Güzel sesli bir tür kuş
– Hezâr
– Andelîb
– Seher kuşu
Cümle içinde kullanımı: “Ey bülbül ağlayarak sızlanarak ötüp durma sevdiğin gül çoktan solup kurudu.”
– Zıbarmak
– Kıvrılmak
– Vecidden kıvranmak
– Su birikip bir yere toplanmak
– Uyuyakalmak
– Sancıdan kıvranmak
– Acıdan duramamak
Cümle içinde kullanımı: “Sedirin üstünde boylu boyunca uzanıp acıdan uluyarak bükünüyor baksana.”