– Gemi vb. taşıtların gittiği yolun yönünü değiştirmek.
– Yön değiştirmek.
– Kaçmak.
– Uzaklaşmak.
– Çekip gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Kaptan geminin dümenini kırarak rotasını değiştirmişti.”
– Gemi vb. taşıtların gittiği yolun yönünü değiştirmek.
– Yön değiştirmek.
– Kaçmak.
– Uzaklaşmak.
– Çekip gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Kaptan geminin dümenini kırarak rotasını değiştirmişti.”
– Hileye, hurdaya başvurarak karşısındakini aldatmak.
– Düzenbazlık.
– Dalavere çevirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen şimdi bırak şu dümen çevirme işlerini de doğruyu konuş.”
– Mutluluğunu yayarak, paylaşarak, düğünde bol bol misafirlere hizmet etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Baya yorgun duruyordun, düğününde kalburla su mu taşıdın?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Âli
– Yüksek
– Ulu
– Yüce
– Büyük
– En üstün
– Necib
Cümle içinde kullanımı: “Yaptığın her işte ehil, bülend ol ki yüzün kara çıkmasın.”
Kelime Kökeni: Arapça-belîg çoğul biçimi
– Güzel söz söyleyenler
– Belig kimseler
– Belagatı olanlar
– Belagat ile ilgilenenler
Cümle içinde kullanımı: “Aşığın sazı gamlı olur, aşık aynı zamanda bülegâdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-belde çoğul biçimi
– Beldeler
– Memleketler
– Topraklar
– Mekanlar
– Şehirler
Cümle içinde kullanımı: “Büldan da ilgili belgeleri bize göndermezler başka birim bakar onlara”
– Zayıflamış olmak.
– Bir kimsenin yapyalnız kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Düdük gibi kalmamışsın sen, sana yemek yedirmiyorlar mı?”
– Sevindirici, mutluluk verici bir durumla karşılaşmak, bir duruma erişmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Etrafta yine düdüğü çala çala geziyorsun, ne oldu yine ne kazandın?”
– Duymamış gibi davranır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Duymamazlıktan gelmeyi bırak artık valla bir gün büyük ters yapacağım sana.”
– Çok sağır.
– Duymayan.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar arkandan bağırdık ama duvar gibi oluşun bitirdi.”