Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İleri görüşlü
– Gelecekte olacakları hesaplayabilen
– İleriyi görebilen
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-bîn biri mesleğinde ne kadar ilerleyeceğini, ne kadarıyla yetinebileceğini bilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İleri görüşlü
– Gelecekte olacakları hesaplayabilen
– İleriyi görebilen
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-bîn biri mesleğinde ne kadar ilerleyeceğini, ne kadarıyla yetinebileceğini bilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sesi gür çıkan kimse
– Sesi yüksek çıkan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-âvâz biri olmasaydı istediklerini bu kadar çabuk yaptıramazdı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yıldızı yüce
– Yıldızı yüksek
-Talihi aydınlık kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğum yılına bakıp gezegenlerin ve yıldızların konumuna bakılarak Bülend-ahter bir kadere sahip olabileceğini söyleyebiliriz.”
– Bir öneriyi seve seve, isteye isteye ve hemencecik kabul eden.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende bu sonuca dünden razıymışsın baksana hiç karşı bile çıkmadın.”
– Mesleğinde baya ustalaşmadan, emek vermeden hile hurda yollarına başvuruyor.
– Sıçan olmadan çuval delmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dün cin olmuşsun, bugün adam çarpma derdine düşmüşsün.”
– Daha ne kadar oldu? Hele biraz zaman alsın, geçsin bakalım.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen daha buraya geleli kaç gün oldu, dün bir, bugün iki neyin havası böyle?”
– Dalavere ile başkasını kandırmak, aldatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dümen yapmayı da senden öğrenmiştik.”
– Birinin tuttuğu yolu takip etmek, izlemek, o ne yapıyorsa kendisi de benzerini yapmak ya da onun istediğini yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dümen suyundan gitmeyi bırak artık kendi yoluna git.”
– Arkadaşları arasında en geride duran, kalan sonuncu olan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende bu grubun dümen neferi olmuştun baya.”
– Çıkarını gözetmek.
– Yasadışı, yollarla da olsa çıkarını sağlamaya çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Herkes kendi dümenine baka baka kendi yollarını çiziyor.”