Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Putperestlerin ibadet ettikleri bina
– Putperest mabedi
– Putperest ibadethanesi
Cümle içinde kullanımı: “Büt-hâne olarak ziyaret edeceğimiz eski bina zaman içinde birkaç kez tadilata girdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Putperestlerin ibadet ettikleri bina
– Putperest mabedi
– Putperest ibadethanesi
Cümle içinde kullanımı: “Büt-hâne olarak ziyaret edeceğimiz eski bina zaman içinde birkaç kez tadilata girdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Puthane
– Büthane
– Putperestlerin ibadethanesi
Cümle içinde kullanımı: “Büt-gede ziyaretleri arasında gördükleri hayretlere düşmesine neden olmuştu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Güneş ışınlarının görünmeye başladığı an
– Güneş
– Sabah
– Günün doğmaya yakın olması
Cümle içinde kullanımı: “Büteyrâ geceyi kovmaya başlarken yıldızların son selamlamasını görmelisin.”
– Evine gelen konuklarını yemeğe çağırmayı, alıkoymayı seven, sofrasında konuk eksik olmayan kişi.
– Ekmeğine koç.
– Ekmeğine yavuz.
– Sofrası açık.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen benim ekmeğime koç olan biriydin.”
– Bir kimseyi acılar, gözyaşları içinde bırakacak davranışta bulunur olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmeğine kan doğramaya çalışmışsın ama bilmiyorsun ki bize kimler yıkmaya çalıştı bilemezsin.”
– Birinin geçim kaynağını elinden alma kurutma davranışı içinde olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmeğimle oynamayı bırak, bizde insanız bizimde hakkımız var.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pek güzel kimse
– Dilber
– Put
– Heykel
– Sanem
– İdola
Cümle içinde kullanımı: “Büyük şahısların doğdukları memleketlere bütleri yapılır ve sergilinir. “
– Kendisine yapılan iyiliğin değerini bilmeyen kişi, iyilikbilmez.
– Nimetin şükrünü eda etmeyen, gafil.
– Nankör.
– Elifi yüzünde, ekmeği dizinde.
Cümle içinde kullanımı : ” Ekmeği dizinde ama bana bu yaptığın büyük haksızlık.”
– Kimseye el açmayan, kimseden para istemeyen, kazancı kendine yeter olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmeği bütündü kimseden bir yardım almaya ihtiyacı yoktu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Müjde
– İyi haber
– İncil-i şerif
– Sevindirici haber
– Beşaret
– Muştu
Cümle içinde kullanımı: “Saatler son günü gösterirken onulmaz sıkıntıların nihayeti büşrâ da saklıydı.”