– Çaresizlikten, bitkinlikten bir iş yapamaz halde bulunmak, durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elin koynunda kalmasa baya büyük işler yapacaksın evet.”
– Çaresizlikten, bitkinlikten bir iş yapamaz halde bulunmak, durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elin koynunda kalmasa baya büyük işler yapacaksın evet.”
– Sessiz.
– Kimseyle bir sorunu, sıkıntısı olmayan kişi.
– Hiçbir şeye karışmak, müdahil olmak istemeyen sakin kişilik.
– Kendi halinde.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli koynunda bir halde etrafta takılıyorsun yine.”
– Yapması gereken işi, engeller yüzünden yapamaz hale gelmek, durumda olmak.
– Eli ayağı bağlı kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elim kolum bağlı olmasa sana onca şey yapacaktım ki ama olmadı.”
– Bir konu hakkında gereği gibi yazı yazabilmek.
– Yazı yazabilme kabiliyeti.
Cümle içinde kullanımı: ” Elin kalem tutuyordu neden bu kadar salak saçma konuştun öyle sen?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yüksek makam
– Onurlu mevki
– Mansıb
– Kadr
– Devlet hizmeti
– Kıymet
Cümle içinde kullanımı: “Câh sahibi olanlar bilhassa kibirli ve onurludur, bu sebepten burunları büyüktür.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Seçilmiş yer
– Yer seçen
– Önceden ayarlanmış yer
Cümle içinde kullanımı: “Câ-güzîn olan bu tarla dedemden kalan son yadigardır kimselere satamam.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yer tutan
– Oturan
– Yer edinen
Cümle içinde kullanımı: “Otağımızda câ-gîr olunan bu yiğit gözü korkmayan, cesur ve atılgan biridir.”
– Parasını harcamaya kıyamamak.
– Cebinden para çıkarmayı pek sevmeyen.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli cebine varmamasından ötürü ne dışarı çıkıyordu ne de kimseyle bulaşıyordu.”
– İş yapamaz duruma düşmek, hale gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli böğründe kalmamıştı, yaptığı o ağır işin ardından.”
Kelime Kökeni: Ad
– Büyük torba
– Tekerlek mili
– Kirli su çukuru
– Korkuluk
– İçinde yıkılan bölüm
– Yunak
Cümle içinde kullanımı: “Cağa takılan yavru kediyi kurtarmak için koşarak geldi.”