Kelime Kökeni: Arapça-câhil+Farsça-âne
– Cahilce
– Cahil gibi
– Bilgisizce
– Aymazca
Cümle içinde kullanımı: “Câhilâne konuşmalarıyla hepimizi ürkütüyor, korkusuzluğuyla mahvımıza neden oluyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-câhil+Farsça-âne
– Cahilce
– Cahil gibi
– Bilgisizce
– Aymazca
Cümle içinde kullanımı: “Câhilâne konuşmalarıyla hepimizi ürkütüyor, korkusuzluğuyla mahvımıza neden oluyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-cehl, çoğul biçimi cehele, cühelâ
– Bilmeyen
– Bilmez
– Nâdân
– Bî-haber
– Görgüsüz
– Genç
– Tecrübesi
– Acemi
– Okuma yazma bilmeyen
– Bilgisiz
– Deneyimsiz
Cümle içinde kullanımı: “Câhil bir kimseyle giriştiğiniz her savaşta inan olsun ki kaybedersiniz, bilgi körlüğü alt edemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İnkarcı
– Bile bile inkar eden
– Elinden geleni esirgemeyen
– Cehdeden
– Ayak direten
– İnatçı
– İnkar eden kimse
– Elinden geleni esirgemeyen
Cümle içinde kullanımı: “Günahını cihâd eden biriyle sevaplarını tartışamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Aşikar
– Besbelli
– Apaçık
– Açık
– Çok belirgin
– Bedihî
Cümle içinde kullanımı: “Câhî duygular mevcutken beyhude çırpınışlarda geçiyor ömrüm.”
– Bir şeyi satmak istediği halde elinde çıkaramayıp, satamayıp, elinden çıkarmayı başaramamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm mallar elinde kalmıştı ne yapacaktı şimdi bilemedim.”
– Gösterdiğim yer dert tasa görmesin, onun rahatsızlığı burasında.
Cümle içinde kullanımı: ” Elim iyiliğine gelsin umarım büyük dertler tasalar yaşamazsın.”
– Uğraşılarımla, yaptıklarımla başkalarına yarar sağlıyorum ama bunların bana bir yararı yok.
– Yeldir elek yeldir saç, elim hamur karnım aç.
– Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç.
Cümle içinde kullanımı: ” Millete o kadar yardım etsem de benim elim hamur karnım aç.”
– Edepsiz, ahlaksız, kavgacı, saldırgan kimse.
– Eli bayraklı.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de elin baya maşalı çıktı her yerde ayrı bir vukuatını duyuyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gururlu
– Çok kibirli
– Fazla mağrur
– Kurumlu
– Çalım satan
Cümle içinde kullanımı: “Görgüsüz cahhâf bir karaktere sahip olanlar şüphesiz ki en çok kendisine zarar verir.”
– Olması, gerçekleşmesine az süre kalmış olan, çok yakın.
– Müezzinin, ezan okumaya başlamak üzere elini kulağına götürür olmasından.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli kulağındadır az sonra eve gelir.”