Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cambazların gösteri yeri
– Cambazların oyun yeri
– Akrobatların gösterilerini sundukları yer
Cümle içinde kullanımı: “Cambaz-hâne coşkulu alkışlarla yankılanıyor, seyirci heyecan içinde gösteriyi izliyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cambazların gösteri yeri
– Cambazların oyun yeri
– Akrobatların gösterilerini sundukları yer
Cümle içinde kullanımı: “Cambaz-hâne coşkulu alkışlarla yankılanıyor, seyirci heyecan içinde gösteriyi izliyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İpek veya sırma ile işlenmiş çapraz düğmeli bir cins kısa yelek
– Kolsuz giysi
Cümle içinde kullanımı: “Câmâdân giymiş yiğidin gözlerinde kor gibi yanan ateş korkarım ki masumları yakmaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sabahın kadehi
– Güneş
– Şems
– En parlak gök cismi
Cümle içinde kullanımı: “Câm-ı Seher üstümüzde parladığı müddetçe ışığımız sıcağımız bâkidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kırmızı şarap
– Gül renkli kadeh
Cümle içinde kullanımı: “Câm-ı Gül-gûn yâr elinden olur da içilmez mi, tadıyla meşk olunmaz mı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Kırmızı şarap
– Mey
– Üzümden yapılan şarap
Cümle içinde kullanımı: “Câm-ı Gülfâm içende içmeyen de yanmayacak mıdır?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yokluk kadehi
– Ölüm
– Mevt
– İrtihal
Cümle içinde kullanımı: “Câm-ı fenâ mutlaka bizlere de bir gün sunulacak, içmem demek mümkün olmayacak!”
Kelime Kökeni: Ad
– İnsana güç veren içki
– Mey
– Şarap
– İnsana hoşluk veren alkollü içki
Cümle içinde kullanımı: “Câm-ı Cemşîd içen her baba yiğit güçlenir ve yüreklenir elbet.”
– Küçük.
– Minik.
– Ufak.
– Küçücük.
– Minicik.
– Ufacık.
Cümle içinde kullanımı: ” EL kadar bir çocuksun ama bana laf atıp duruyorsun.”
– Pekte çirkin olmayan, sayılmayan.
– Güzelce.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli yüzü de pek düzgün maşallah kızımıza.”
Kelime Kökeni: Ad
– şarabı bulduğu öne sürülen Cem’in kadehi
– Şarap
– Mey
– Üzümden yapılan alkollü içecek
Cümle içinde kullanımı: “Câm-ı Cem içerisinde kan rengi içecek genzimizi yaktıkça gönlümüzü de bir hoş eylemektedir.”