– Kötü bir sonuç çıkacak diye kaygılanmak, kaygı ile bekler durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Her durumda elinin yüreğinin üstünde olması bizi çok yavaşlatan bir şeydi.”
– Kötü bir sonuç çıkacak diye kaygılanmak, kaygı ile bekler durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Her durumda elinin yüreğinin üstünde olması bizi çok yavaşlatan bir şeydi.”
Kelime Kökeni: Farsça-câmât çoğul biçimi
– Çakıl taşlarının eritilip dökülmesiyle yapılan şeffaf madde
– Zücac
– Sırça
– Pencere çerçevelerine takılan şeffaf madde
– Su bardağı
– Kadeh
– Saydam çabuk kırılan madde
Cümle içinde kullanımı: “Câm kadar narin bir o kadar dayanıklı gururuna sarılarak biz ihanet içindeki insanların yüzlerine bakmaya devam ediyor.”
– Eli kesesine uzanmaz, elini cebine atmayan, çok cimri kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Senden iyi ki para istemiştik ama burnumdan getirdin elinle koyununun arası kırk yıllık yol resmen.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Davut peygamber ile savaşan iri yapılı kimse
– Yiğit kimse
– Güçlü kuvvetli
– Savaşçı dev
Cümle içinde kullanımı: “Eski Ahit de adı geçen Câlût, Hz. Davud ile yaptığı düello sonrası yenilgisiyle bir rivayete dönüşmüştür.”
– Dikkatini yaptığı işe yoğunlaştıramaz, işin üzerinde toplayamaz; iş yaparken başka şeylere de ilgisini verir.
– Eli işte, gözü oynaşta.
Cümle içinde kullanımı: ” Eliyle hamur ovalar, gözüyle dana kovalar senin çocuk, bir iş versek 10 güne anca yapar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yapmacıklık
– Sahtelik
– Yapmacık olmak
– Sahte olma durumu
– Düzmecilik
Cümle içinde kullanımı: “Ca’liyyet bizim sevdiğimiz meziyetlerden biri değildir, toplum bunu hoş karşılamaz.”
– Herhangi bir yerden yardım almamak.
– Hiçbir kimseden yardım almamak, görmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli yerden gökten kesilmişti ailesiyle arasına mesafe girince.”
– Eli bir işi yapabilecek alışkanlık, alışıklık kazanmak, bir işi yapacak el hakimiyeti, becerisi bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu işe elin yatıyordu o yüzden senin yapmanı tercih ettim.”
– Eli o yaptığı işe yatkın, alışık olan kimse.
– El yatkınlığı.
Cümle içinde kullanımı: “Elin baya yatkına benziyor al bakalım şu işi de hallet çabucak.”
– Yapmaya istememek, gönlü razı olmamak, kıyamamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptığı işe eli varmasa da yapmak zorundaydım.”