– İşe yarar olarak kabul edilmemek, makbule geçmemek, takdir edilmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eme seme yaramıyorsun hala bana laf ediyorsun.”
– İşe yarar olarak kabul edilmemek, makbule geçmemek, takdir edilmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eme seme yaramıyorsun hala bana laf ediyorsun.”
– Bir şeyin meydana gelmesi adına özen vermek, çok çalışır olmak.
– Emek çekmek.
Cümle içinde kullanımı: “Emek vermen gerekir bir yerlere varmak için.”
– Bir şeyin meydana gelmesi adına özen vermek, çok çalışır olmak.
– Emek vermek.
Cümle içinde kullanımı: ” baya emek çekmiştim bu iş olsun diye ama yine kötü sonuçlandı.
– Bir şeyin yapılması adına kendisinin de çalışmış olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Emeği geçen herkese teşekküllerimi sunuyorum.”
– Bir işte yorulan kimse yerine başka birini yerine getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” El tazelemenin vakti gelmişti, yorulmuştunuz hepiniz.
– Mürşit, alim artık yetişmiş olan müridin, öğrencisine mürşitlik izni vermek.
– El almak.
Cümle içinde kullanımı: ” Akıl hocamdan vefat etmeden önce elini vermişti bana.”
Kelime Kökeni: Farsça-cânân çoğul biçimi
– Muhib
– Hayat
– Yaşayış
– Hayat belirtisi
– Yürek
– Gönül
– Ermiş
– Derviş
– Aziz dost
– Sevgili
– Cin taifesi
– İyi arkadaş
– İnsanın özü
Cümle içinde kullanımı: “Cân elden giderde sende ben kalır mı, kalanı yarına saklar mısın?”
– Bakmadan, görmeden bulunduğu yeri tahmin edip elle arayarak, yoklayarak.
Cümle içinde kullanımı: ” El yordamıyla yaptığım bu iş umarım sıkıntı çıkarmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Su sığırı
– Manda
– Kömüş
– Câmûş
Cümle içinde kullanımı: “Sayısız câmûs sahibi tarlası toprağı çok olan biri olmasaydı çiftliği nasıl kurardı?”
– İçinde olduğu bir işten ilgisini alakasını kesmek.
– El çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Masadan kalkıp elini yıkamasıyla bu işin sonlandığı anlaşılmıştı.”