Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ma’şuka
– Sevgili
– Dilber
– Sevgili
– Sevilen
– Sevilmiş kadın
– Aşık olunan kadın
Cümle içinde kullanımı: “Ey benim sol cenahıma yerleşen Cânâne, umudum varlığının cennetidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ma’şuka
– Sevgili
– Dilber
– Sevgili
– Sevilen
– Sevilmiş kadın
– Aşık olunan kadın
Cümle içinde kullanımı: “Ey benim sol cenahıma yerleşen Cânâne, umudum varlığının cennetidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-cân çoğul biçimi
– Yakın arkadaş
– Dost
– Sevgili
– Yar
– Canlar
– Ruhlar
– Sevilen
– Sevgi duyulan
Cümle içinde kullanımı: “Cânân duymadıktan sonra feryadımı neylerim bulutların beyazını!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Mevla
– Allah
– Yaratıcı
– Yaratan
Cümle içinde kullanımı: “Cân-âferîn sesimizi duyacak bizi dermansız bırakmayacaktır müsterih olunuz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vefasız güzel
– Pek acınacak durum
– Şiddetli acı
Cümle içinde kullanımı: “Cân acısı çekmeyene ölüşümü nasıl anlatayım aynı dertten muzdarip değiliz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ünlem
– Ey sevgili
– Ey can
– Ey yâr
Cümle içinde kullanımı: “Cânâ, nefesimin sonu yaklaşırken sana yemin olsun adın hep en son dilimde kalacak!”
Kelime Kökeni: Ad
– Allah
– Tanrı
– Yaratan
– Mevla
– Rab
Cümle içinde kullanımı: “Ey cân-ı cân, sen ki benim her halimi her ahvalimi bilirsin sen gör içimdeki acıyı!”
– Kendisine emir edilen işi yapmak.
– Bir işin yükümlülüğü altında bulunan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Emir kuluyduk bizde neden bize suçluyorsunuz?”
– Çok sevilen, sayılan, görülen bir kimse, bir işi yapılmasını istemiş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Emir büyük yerden gelmişti uymak boynumuzun borcu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ruh
– Öz
– Tin
Cümle içinde kullanımı: “Cân-ı azîz yorgun mu düştün, seni de mi usandırdı bu şehir?”
– İşe yarar olmak.
– Makbule geçmek.
– Takdir edilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eme yararın oldu bana çok teşekkür ederim bu konu için.”