Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cesur, yiğit, şeci, yürekli, kahraman
Cümle içinde kullanımı: “Türklerin geçmişi gözünü budaktan esirgemeyen nice Konur Alp ile doludur üstadım. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cesur, yiğit, şeci, yürekli, kahraman
Cümle içinde kullanımı: “Türklerin geçmişi gözünü budaktan esirgemeyen nice Konur Alp ile doludur üstadım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yalan söyleme, uydurma, yalan, kıtır, gerçek olmayan söz, yalan dolan, esası olmayan
Cümle içinde kullanımı: “İnsan bu bir kez dilini alıştırmaya görsün kizib söze, gerçeği balçıkla sıvamaya devam eder. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kitap bilimi, bibliyografya, kitap bilgisi, kaynakça
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı hanedanlığından kalan kitâbiyyât nüshaları incelenmek üzere Devlet kütüphanelerinde toplanır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kur’an-ı Kerim
– Levh-i Mahfuz, kader kitabı, İlahi levha
Cümle içinde kullanımı: “İnsan geleceğini ön göremez, Kitâb-ı Mübîn sayesinde yaratılışını hangi amaca hizmet ettiğini bulmaya çalışır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Özel olarak dikilmiş giysi, elbise, libas
– Kazanç elde etme, kazanç, getiri, yarar
Cümle içinde kullanımı: “Ekmeksiz soğansız yaşanır mı elbet ki çalışacak kisbet sağlayacaksın.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yaratıcı, Allah, Mevla, Rab, Tanrı
Cümle içinde kullanımı: “Kird-gâr ne eylerse güzel eyler, yeter ki inancını yaralama!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıdemlilik, eskilik, antikite, kıdemli olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Bize belki zor gelen askerlikte kıdemiyyet önce gelir, ne kadar eski o kadar tecrübe demektir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kudüs ile Kâbe’de ki Beyt-i Mukaddes, Mescid-i Aksa
Cümle içinde kullanımı: “İslam’da üç mukaddes mescitten biri de kıbleteyndir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Nitelik bakımından, Keyfiyet ile alakalı
– Bir şeyin iyi veya kötü olmasıyla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Bir insanın keyfiyyeten özellikleri onunla oturup kalkmadan, bir ekmeği bölüşüp yemeden anlayamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Evrenin oluşum ve gelişimi üzerine araştırmalar yapan bilim dalı, Evrenbilim, Kainat bilimi, Kozmoloji
Cümle içinde kullanımı: “İçinde yaşadığımız ve varlığımızı sürdürdüğümüz kainatın sırlarını çözmeye uğraşan kevniyyât bilimi henüz varsayımlardan ibaret. “