Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Lâmise Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lâmis müennes biçimi

– Dokunma duygusu, dokunum, dokunma hissi, el ile hissetme

– Duyarga, anten, duyu alma organı

Cümle içinde kullanımı: “Böceklerde yer alan lâmise özel görevleri olan organlardır. “

Lâmis Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Dokunmakla olan duyma duygusu, dokunan, temas eden, el ile tutup yoklayan

– Elle dokunan, eliyle temas eden

Cümle içinde kullanımı: Doktor beyin lâmis muayenesi sonucunda apandisin patladığı anlaşıldı. “

Lâmih Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Hz. Nuh’un erkek kardeşinin adı

– Parlayan, parlak, parıldayan

– Erkek adı

Cümle içinde kullanımı:” Lamih gözünü iyice açıp bana baktığında çocuksu hayallerindeki yıkımı gördüm. “

Lâmî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Osmanlıca alfabesindeki Lam harfi şeklinde olan

– Lam harfiyle yapılan izafet terkibi, Lam ile yapılan isim tamlaması

– İzafet-i lamiyye

Cümle içinde kullanımı: “Arap dilinde lâmî ile yapılan kelimeler iki kelimelik terkipler oluşturur. “

Lamia Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-leme’ân 

– Parlayan, parıldayan, ışıldayan

– Çocukların başında ve başının tepesinde bulunan bıngıldak, yeni doğmuş bebeğin kafasının üst yumuşak bölümü

– Kadın ismi

Cümle içinde kullanımı: “ReşaT Nuri Güntekin’in unutulmaz eseri Dudaktan Kalbe’nin Lâmia’sını okurken göz yaşlarıma hakim olamazdım. “

Lâmi Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Parlak, parlayan, parıldayan, ışıldayan, ışıldak, ışıltılı

– Türk edebiyatında önemli bir yere sahip mutasavvıf ve sanatkar

Cümle içinde kullanımı: “Dolunayın lâmi görüntüsü her aşığı şaire dönüştürebilecek uhreviyata sahip. “

Lamelif Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Osmanlı alfabesinde lam ile elif harfinin bir arada yazılmış biçiminin okunuşu

– Çarpık, eğri, eğri büğrü, dolambaç, dolambaçlı

Cümle içinde kullanımı: “Arka sokakların lâmelif yollarında kaybolmaktan korkmadan yürür, gecenin sessizliğine karışırdım. ”

 

Lâ-mekan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yersiz, mekansız, yurtsuz

– Mekana bağlı olmaksızın, yere ihtiyacı olmayan

– Allah, Tanrı

Cümle içinde kullanımı: “Lâ-mekân seni Yaratana dua et, o sesini her yerden duyandır. “

Lâ-mantıkî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Mantık dışı, mantıkla çözümlenemeyen, mantıkla alakası olmayan

Cümle içinde kullanımı: “Kardeşimin lâ-mantıkî sözlerinden yola çıkarak bu insanlara eziyet edemem. “

Lâ-mahâle Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Çaresiz, onulmaz, elinde olmaksızın, ister istemez, yersiz, yerinde olmayan

Cümle içinde kullanımı: ” Lâ-mahâle dertlerimle kimseyi üzmek veya sıkmak istemem. “